YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7249
KARAR NO : 2011/2507
KARAR TARİHİ : 25.04.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tazminat istemiyle açılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, gelir kaybı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenici şirketin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bilirkişiler tarafından verilen 01.06.2009 günlü ilk raporda davacı iş sahibi şirketin zararı vernik malzemesi, huş işçiliği ve therma wood işçiliği olarak gösterilmiş, bu raporda ahşap malzeme zararından sözedilmemiştir. Davacı vekili 12.06.2009 tarihli bilirkişi raporuna karşı verdiği dilekçede bilirkişilerin toplam zararlarını hesapladıklarını, hesap tarzına bir itirazları olmadığını bildirmiştir. Davacı vekilinin 01.06.2009 günlü bilirkişi raporuna verdiği bu dilekçedeki beyan davacı şirketi bağlayıcı niteliktedir. Bu beyan üzerine raporda yer almayan ahşap malzeme bedeli yönünden davalı iş sahibi şirket yararına kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle mahkemece ahşap malzeme bedeli de eklenmek suretiyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı yüklenici vekilinin itirazları doğrultusunda alınan ve karara dayanak yapılan 14.06.2010 günlü ek raporda, vernik malzemesi zararı 79.776,00 TL, vernik uygulama zararı 393.753,15 TL olmak üzere bu kalemlerin zarar toplamı 473.529,15 TL olarak hesaplandığına göre, bu miktar üzerinden davanın kabulü gerekirken, ilk bilirkişi raporunda yer almayan ve davacı vekilinin itiraz etmemesi nedeniyle davalı yararına kazanılmış hak oluşan malzeme bedeli de eklenmek suretiyle yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamıştır.
3-Davacı yüklenici şirket vekili 12.03.2010 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile istediği miktarı 910.939,48 TL’ye çıkarmışsa da, ıslah yoluyla arttırdığı miktar için ıslah dilekçesine faiz istemediği halde, ıslahla arttırılan miktara da faiz yürütülmesi hatalı olmuştur.
4-Davacı iş sahibi şirketin temyiz itirazına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde reeskont faizi isteminde bulunmuştur. Mahkemece bu istek gözden kaçırılarak yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmesi yanlış olmuştur.
Yapılacak iş; 14.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda vernik mazlemesi bedeli ve uygulama bedeli olarak gösterilen toplam 473.529,15 TL yönünden davanın kabul edilmesinden, kabul edilen miktar yönünden dava tarihinden itibaren değişen oranlar da dikkate alınarak reeskont faizi uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenici şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. ve 3. bentleri uyarınca davalı yüklenici şirket, 4. bent uyarınca davacı iş sahibi şirket yararına BOZULMASINA, 825,00’er TL vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 25.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.