YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7545
KARAR NO : 2011/1525
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı, %40 maddi giderim tayini istemine ilişkindir. Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici davalıya ait evin doğalgaz döşeme tesisat işinin yapımını üstlenmiştir. Bedel olarak 5.400,00 TL kararlaştırılmıştır. 3.400,00 TL’si ödenmiştir. Bakiye 2.000,00 TL ödenmediğinden Silivri İcra Müdürlüğü’nün 2008/7963 Esas sayılı dosyasında 2.000,00 TL asıl alacak, 20,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.020,22 TL bedel için icra takibi yapılmıştır. Davalı iş sahibi borçlu itiraz etmiş, takip durmuştur. Ancak takipten sonra açılan bu itirazın iptâli davası sürecinde haricen ödemeler yapılmıştır. Davacı vekili 18.03.2010 tarihinde 1.000,00 TL, 24.03.2010 tarihinde 500,00 TL bedeli haricen aldığını ifade etmiş, icra müdürlüğü dosyasında tutanağa da yazılmıştır ve bu iki ödeme yönünden resmiyet kazanmıştır. Davalı taraf ayrıca PTT Müdürlüğü kanalıyla haricen taksit taksit ödemede bulunduğunu ileri sürmüş, buna ilişkin dekontlar da sunmuştur. Ne var ki haricen yapılan bu ödemeler konusunda mahkemece herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Hükümde dikkate alınmamıştır. Diğer yandan davacı yüklenici icra takibinde 20,22 TL işlemiş faiz talebinde de bulunmuşsa da Borçlar Yasası’nın 101. maddesi uyarınca icra takibinden önce gönderilmiş bir ihtarname bulunmamaktadır. Temerrüt olgusu gerçekleşmemiştir. Buna rağmen işlemiş faize de hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.