Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/7666 E. 2011/1017 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7666
KARAR NO : 2011/1017
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı …vekili Avukat … ve diğer davalılar vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –
Dava, davacı yüklenici ile davalılar ve dava dışı arsa sahibi …arasında imzalanan sözleşme gereği yapılan imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
İmzalanan “Kat Karşılığı Sözleşme” başlıklı belge ile davacı yüklenici davalı arsa sahibine ait taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat yapımını üstlenmiştir. Bu tip sözleşmeler tapuda pay devri taahhüdünü de içerdiğinden BK’nın 213., TMK’nın 706/I., Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60. maddeleri hükmünce geçerlilikleri resmî şekilde yapılmış olması koşuluna bağlıdır. Sözkonusu sözleşme adî yazılı şekilde yapıldığından geçersizdir. Sözleşmenin yapılmasından sonra tapuda pay devri yapılmadığı ve yüklenici tarafından edimi tamamen ya da önemli oranda ifa edilmediğinden 30.09.1988 gün 1987/2 Esas 1988/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca geçerli hale de gelmemiştir. Sözleşmenin geçersizliği halinde sözleşme uyarınca tarafların talepte bulunmaları mümkün olmadığından bu sözleşmenin feshine dahi gerek olmayıp ancak taraflar birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre diğer taraftan talep edebilirler. Bu halde yüklenici varsa gerçekleştirdiği imalât bedelini, inşaatın iş sahibinin yararına ve yasal olması koşuluyla arsa sahibinden isteyebilir. Bunun miktarı da gerçekleştirilen imalâtın yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek bedelidir.
Bu durumda mahkemece, arsa sahiplerinin 18.09.2001 tarihli uyarısı ile sözleşme ilişkisi sonlandırıldığından mahallinde konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak yapılan işin arsanın bulunduğu yerdeki imar durumuna, yönetmeliğine deprem ve inşaatla ilgili diğer yönetmeliklere uygun ve yasal olup olmadığı, uygun ya da yasal hale getirilmesinin mümkün ise varsa yasal hale getirme, güçlendirme, vs. masrafları da düşülerek yapılan işlerin 2001 yılı Eylül ayı mahalli piyasa rayiçlerine göre bedeli konusunda ek rapor alınıp arsa sahiplerinden …hakkında dava açılmadığı ve dava açılan arsa sahiplerinin payı oranında tahsil kararı verilebileceği de gözönünde tutularak davanın sonuçlandırılması gerekirken geçersiz sözleşmenin feshi sözkonusu olamayacağı ve bu halde feshin haksızlığı incelenemeyeceğinden davalı arsa sahipleri kusurlu kabul edilerek ve eksik inceleme sonucu Neriman’ın hissesi de dikkate alınmadan kabul kararı verilmesi doğru olmamış bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.