YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/859
KARAR NO : 2010/2620
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davacı istemi kısmen kabul edilerek asıl alacak üzerinden icra takibinin devamına karar verilmesi yanında, davacı lehine icra inkâr tazminatına da hükmedilmiştir. Oysa İİK’nın 67. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız bulunması gerektiği gibi alacağın da likid (belirlenebilir) olması gerekmektedir. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme düzenlenmediğinden, iş bedeli hususunda da uyuşmazlık çıkmış, yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporu ile davacının hak ettiği iş bedeli tespit edilebilmiş ve tespit edilen bu miktar üzerinden dava kısmen kabul edilerek sonuca gidilebilmiştir. Bu durumda davalı borçlu icra takibine yaptığı itirazında kısmen haklı çıkmış, aynı zamanda talep konusu alacağın likid olmadığı da anlaşılmıştır. O halde davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiş ise de, düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bendinin dördüncü satırında yer alan “%40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” kelime dizisinin hükümden çıkartılarak yerine, “Yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilen bu yeni şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 87,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.