YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1313
KARAR NO : 2012/2660
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …… ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, Konaklı beldesinde kain 295 ada 2 nolu parselde … İnşaatını yaptıran dava dışı … A.Ş. ile davacı şirketin yapı denetimi konusunda anlaşma yaptıklarını, inşaat %10 seviyesinde iken bir süre inşaatın durduğunu, bilahare yeri satın alan davalı tarafından inşaata devam edildiğini, davacıdan da denetimi yapmaya devam etmesinin istendiğini, davacının 10.11.2004-13.05.2005 tarihleri arasında denetim faaliyetlerine devam ettiğini, bu sürede tadilat ruhsatının uyarılara rağmen alınmadığını, davalıyı kaymakamlığa şikayet ettiklerini, bunun üzerine davacının işten el çektirildiğini, işin %50’sine yakın kısmının denetimini yaptıklarını, bedelin ödenmediğini ileri sürerek tespit olunan 909.030,25 TL yapı denetim hizmet bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında; inşaatı 12.10.2004’de tüm hak ve yükümlülükleriyle birlikte satın aldıklarını, malik değişikliği nedeniyle belediyeden yeni bir ruhsat talebinde bulunduklarını ancak 24.01.2005’de inşaatın mühürlendiğini, davacı ile sözleşme yapılmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacıyla denetim için sözleşme yapmadığı, denetim hizmetlerini yerine getirmediği, inşaatın ruhsatsız yapılmasına davacının katkıda bulunduğu görüşüyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapı Denetim Kanunu uyarınca yapı denetim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için eser sahibi ile denetim şirketi arasında yazılı bir sözleşme yapılması gereklidir. Davacı şirket yapıya ilk defa başlayan ve malik bulunan … Grup İnş. Tur. Tic. A.Ş. ile sözleşme imzalamış ve inşaat belirli bir seviyeye geldikten sonra yer davalıya satılmıştır. Davalı şirket tarafından Konaklı Belediye Başkanlığı’na hitaben yazılan 01.12.2004 tarihli yazıda yapı rupsatının yapı sahibi bölümündeki ismin değiştirilerek şirket isminin yazılması talep edilmiş ve yapı denetim firması olarak da davacının denetim görevine devam edeceği
bildirilmiştir. Bu durumda her ne kadar davalı ile bir sözleşme imzalanmamış ise de belediyeye hitaben yazılan yazıda davacıya yapılacak işler için görev ve icazet verildiği açıklanmıştır. Bu haliyle davacı tarafından yapılan denetim hizmetinin bedeli BK’nın 413 ve devamı maddeleri uyarınca vekâletsiz iş görme hükümleri doğrultusunda hesaplanmalıdır. Öte yandan her ne kadar davalıya verilen ruhsat iptâl edilmiş ise de iptâle neden olan ruhsat dışı eklentilerin mevcut haliyle ruhsata bağlanmasına ve inşaatın hâli hazır durumuyla devamına 02.01.2008 tarihli yazıyla onay verilmiştir. Böylece başlangıçta ruhsata aykırı olan inşaat yasal hale getirilmiş ve verilen yapı denetim hizmetleri de davalının işine yaramıştır. Esasen davacının şikayetine ve uyarılarına rağmen ruhsat dışı inşaata devam eden davacının bu inşaat için gerekli bedeli ödemekten kaçınması da iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı gibi, denetimi başkasına yaptırsaydı ödeyecek olduğu bedel kadar sebepsiz zenginleşmiş olacağı da tabîidir.
Bu nedenlerle bilirkişiden alınacak ek bir raporla davacının denetim görevine devam ettiği süreçte hakettiği yapı denetim ücretinin vekâletsiz iş görme hükümleri doğrultusunda yapıldığı tarihlerdeki mahalli rayiçlerden saptanarak davalıdan tahsiline karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, davalının, davacının çalışmaya devam edeceğine dair belediyeye yazdığı dilekçe ve inşaatın bilahare yasal hale gelip ruhsata bağlandığı hususları gözden kaçırılarak davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.04.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif) (Muhalif)
-KARŞI OY YAZISI-
Dava, yapı denetim hizmet alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
29.06.2001 gün 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 9/I. maddesinde yapı denetim hizmet sözleşmelerinin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedileceği, bu sözleşmenin bir suretinin taahhütname ekinde ilgili idareye verileceği belirtilmiştir. Burada yazılı şekil öngörülmüş olup, bir suretinin
idareye verileceği de şart kılındığından geçerlilik koşuludur. Yanlar arasında yazılı yapı denetim hizmet sözleşmesi düzenlenmediği de sabittir. Dava dışı ilgili belediye davalının yapı denetim hizmetinin davacı tarafından yapılacağına dair beyanı üzerine herhangi bir işlem yapmamıştır.
4708 Sayılı Yapı Denetim Kanunu’nun 2. maddesinde yapı denetim kuruluşlarının görevleri belirtilmiştir. Bu görevler kısaca arsa veya arazinin zemin ve temel raporları ve uygulanan projelerini inceleyerek idareye uygunluk görüşünü bildirmek, yapı denetimini üstlendiğine dair ilgili idareye taahhütname vermek, yapı ruhsatını imzalamak, yapı ile ilgili bilgileri ilgili bakanlığa bildirmek, yapının ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun yapılmasını denetlemek, malzemeler ile imalâtın proje ve eklerine uygunluğunu kontrol etmek, imalâtlarla ilgili deneyleri yaptırmak, yapılan denetim hizmetlerine ilişkin belgelerin bir suretini idareye vermek, aykırılıkları ilgili idare ve sanayi-ticaret müdürlüklerine bildirmek, iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili yükleniciyi uyarmak, ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde üç gün içinde durumu ilgili idareye bildirmek, işin proje ve ruhsatı ile eklerine uygun olarak bitirildiğini idareye bildirmek, zemin, malzeme ve imalâta ilişkin deneyleri şartname ve standartlara uygun olarak laboratuvarlarda yaptırmak olarak sayılabilir.
Az yukarıda belirtildiği gibi yazılı sözleşme yapılmadığından yapı denetim hizmeti ile ilgili akdî ilişki kurulmamakla birlikte sayın çoğunluğun kabulünde olduğu gibi davalının ilgili belediyeye hitaben gönderdiği yazı ile davacıya yapılacak işler için görev ve icazet verdiği kabul edilse dahi, davacının BK’nın 413 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz iş görme hükümlerine göre bedel isteyebilmesi için yaptığı işin, iş sahibinin yararına olması gerekir. Somut olayda dosya kapsamı, ilgili belediyeden celp edilen evraklar ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının Yapı Denetim Kanunu’nda yapı denetim kuruluşuna verilen görevleri yerine getirmediği anlaşıldığından, davalı yararına bir iş yaptığından sözedilemez. Önceki yapı ruhsatı iptâl edilmiş olduğundan, bilahare tadilat projesi ile 02.01.2008 tarihinde inşaatın hali hazır durumuyla devamına onay verilmiş ve yapı ruhsatının yenilenmiş olması da davalı yararına yapılan bir iş niteliğinde olmadığından davacı vekâletsiz iş görme hükümlerine göre de bedele hak kazanamayacaktır.
Bu durumda yerel mahkemece verilen ret kararı usul ve yasaya uygun olup onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun hükmün bozulmasına dair kararına katılamıyoruz.