Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/1459 E. 2012/2706 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1459
KARAR NO : 2012/2706
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 10.10.2006 tarihli sözleşme gereğince Sultanhanı Kervansarayı onarım işi nedeniyle davacı yüklenici tarafından geçekleştirilen imalâtın ödenmeyen bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kapsamında ihtilâf bulunmayan sözleşmenin 6. maddesinde sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedelli olduğu ve sözleşme ve eklerinde yapılacağı yazılan tüm işlerin (3.213.000,00 TL) bedelle yapılması kabul edilmiştir. Uyuşmazlık davacı tarafından sözleşme kapsamında yapılması gerekip de yapılmayan imalât olup olmadığı ve bunların bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı sözleşmede yer alan tüm işlerin yapıldığını ileri sürerken, davalı sözleşme gereğince yapılması gerektiği halde uygulama sırasında yapılmasına gerek olmayan imalâtın bedelinin talep edilemeyeceğini savunmaktadır. Gerçekten de BK’nın 365. maddesi uyarınca götürü bedel kararlaştırılan bir sözleşmede bedelin tümüne hak kazanılabilmesi için sözleşme ve eklerinde yapılacağı öngörülen tüm imalâtın gerçekleştirilmiş olması gerekir. Eğer sözleşmede belirtildiği halde yapılmayan imalât var ise bu takdirde davacı yüklenicinin hakediş alacağı yaptığı tüm imalâtın yapılacak imalâta göre gerçekleşen fiziki oranının götürü bedele uygulanmasıyla bulunur. Davada çözümü gereken husus sözleşme ve eklerinde uygulama projesi, mahal listesi gibi yapılacak imalâtı gösteren belgelerdeki işlerin yapılıp yapılmadığının, yapılması gerekip de uygulama sırasında yapılmasına gerek olmadığı için yapılmayan imalâtın oranının belirlenmesi, buna göre sözleşme kapsamında gerçekleşen imalâtın fiziki oranının bulunarak götürü bedele uygulanmasından ibarettir.
Mahkemece anılan her iki raporda da davacının sözleşmede kararlaştırılan bedele hak kazandığı varsayımından hareket edilmiştir. Oysa raporlardan, keşif özetlerinde yer aldığı halde bazı imalâtların yapılmasından vazgeçildiği yani bu imalâtların hiç yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacının yapmadığı bir imalâtın bedeline hak kazandığından sözedilemeyeceğinden mahkemece yapılması gereken iş yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan gerektiğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak gerçekleşen imalâtın fiziki oranına göre davacı alacağının saptanması, mahkemece verilen kararda “davacının sözleşme dışı yaptığı imalâtın bedeli alacağına katılmadığı halde bu hususu temyize getirmediğinden” fiziki orana göre bulunacak alacağa katılmadan belirlenecek miktardan yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalanına hükmetmekten ibarettir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, denetime elverişsiz rapora dayanılarak davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.