YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1570
KARAR NO : 2011/3189
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın zamanaşımının dolmuş olması sebebiyle reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi davalı tarafa 26.02.2009 tarihinde tebliğ olunmuştur. Davalı vekilince, cevap süresinden sonra ve 07.04.2009 tarihinde davaya karşı yazılı cevap dilekçesi sunulmuştur. Cevap dilekçesinde zamanaşımı def’i ileri sürülmemiştir. Ancak, 14.09.2010 tarihli dilekçesi ile davalı vekili zamanaşımı def’inde bulunmuş ise de; davacı vekilince sunulan 20.09.2010 tarihli dilekçe ile süresinden sonra davalı yanca zamanaşımı def’inde bulunulmasının savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğunu ve savunmanın genişletilmesine onay vermediklerini bildirmiştir.
Zamanaşımı savunması, ilk itirazlardan olmamakla beraber; yargısal uygulama ve hukuk öğretisine göre, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Zamanaşımı savunması, yargılamanın ileri aşamalarında ileri sürülmesi halinde, davacı tarafça, savunmanın genişletildiği biçiminde yapılan bir beyan ile itiraz edilmediği takdirde gerçekleşmiş ise davalının zamanaşımı savunması kabul edilebilir. Savunmanın genişletilmesine onay, açık olabileceği gibi örtülü de olabilir. Ancak, somut olayda az yukarıda açıklandığı üzere süresinden sonra davalı vekilince ileri sürülen zamanaşımı def’i davacı tarafça savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kabul edilmemiş; açıkça savunmanın genişletilmesine onay verilmediği bildirilmiştir. Bu sebeple, mahkemece davanın zamanaşımının dolmuş olması sebebiyle reddine karar verilmiş olması HUMK’nın 202. maddesi hükümlerine aykırı olmuştur.
Mahkemenin kabulünün aksine, cevap süresi içinde sunulan cevap dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunulmamış olması durumunda; HUMK’nın 83 ve devam eden maddeleri hükümleri gereğince, cevap dilekçesi ıslah edilerek zamanaşımı def’inde bulunulması olanaklıdır. Oysa ıslah edilen davalı dilekçesi cevap süresi içinde sunulmamıştır. Açıklanan bu sebeplerle uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken; mahkemece zamanaşımının dolmuş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.05.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
-KARŞI OY YAZISI-
Islah yoluyla zamanaşımı def’inde bulunulması kanımızca mümkün olduğundan aksine oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.