YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1743
KARAR NO : 2012/908
KARAR TARİHİ : 20.02.2012
Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık, BK’nın 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, davada; el atmanın önlenmesi talep edilmiş, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 12.05.2008 günlü inşaat yapım sözleşmesi ile davalı …. Otomotiv … İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’nce …, … mevkii, 42205 ada 01 parsel sayılı arsa üzerinde kaba inşaatı bitirilmiş olan yapının ince işlerinin 9 adet daire karşılığı imâli kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenici, davalı şirket taşeron, diğer davalı K…. ise davalı taşeronun müşterek ve müteselsil kefilidir.
Her ne kadar sözleşme adi yazılı düzenlenmiş ve içeriğinde de tapu devri edimi öngörülmüş olduğundan kural olarak geçersiz ise de, daha sonradan davacı yüklenici tarafından bir kısım bağımsız bölümlere ilişkin arsa paylarının davalı yana devredildiği anlaşıldığından sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesi artık iyiniyet kurallarına aykırı olduğu kabul edilmelidir. …’ın yerleşik uygulamalarına göre ise tapu devri edimi içeren bu tür bir sözleşmenin tarafların fesih yönünde iradelerinin birleşmesi veya mahkeme kararı olmaksızın tek taraflı feshi mümkün bulunmamaktadır.
Davada, davacı yüklenici tarafından gönderilen 31.07.2009 günlü ihtarname ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği ancak davalı şirketin inşaat alanını terk etmediği beyan edilerek el atmanın önlenmesi istenmiştir. Yargılama sırasında ise davalının şantiye alanını terkettiği anlaşılmış, bu sebeple mahkemece dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bunun yanında yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline hükmedilmiş, ne var ki hüküm yerinde dava açılmasına hangi tarafın sebebiyet verdiği hususu tartışılmamış, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin buna göre takdir edilmesi gerektiği dikkate alınmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak …; yukarıda işaret edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin tek yanlı feshi mümkün bulunmadığından somut olaydaki gibi akdî ilişkinin sona ermesinde hangi tarafın kusurlu bulunduğunun gerektiğinde uyuşmazlık konusu hakkında uzmanlığı bulunan bilirkişi görüşüne de başvurmak suretiyle tespit edilmesi ve bunun sonucuna göre yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda bir karar verilmesidir.
Değinilen husus incelenmeksizin ve hüküm yerinde tartışılmaksızın yargılama gideri ve vekâlet ücretinin eksik inceleme ile davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalılar yararına, BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.