YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1834
KARAR NO : 2012/4296
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava tapu iptali ve tescil ile fazla imalat bedelinin tahsili, birleşen dava ise eksik ve ayıplı imalatın giderim bedeli ile gecikme tazminatının tahsili istemleriyle açılmış; mahkemenin, asıl davanın kabulü, birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Bu dosyayla birleşen Karşıyaka 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/387 Esas sayılı dava dosyasında davacı arsa malikleri; arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri uyarınca geç teslim edilen bağımsız bölümler için gecikme tazminatı ile eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedelinin tahsilini istemiştir.
HMK’nın 26/1.maddesine göre hakim; tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Buna rağmen mahkemece, davacı arsa sahipleri tarafından herhangi bir istem olmadığı halde, talep aşılmak suretiyle, kreş olarak yapılan 20/A numaralı bağımsız bölümün daire olan eski haline getirme masrafı tutarı olan 10.000,00 TL’nin de davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Taraflar arasında 30 Kasım 2000 tarihinde Beyoğlu 2.Noterliğin’de 69264 yevmiye numarasıyla yapılan Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile 30 Kasım 2000, 01.10.2003, 16.01.2004 günlü adi yazılı sözleşmelere göre asıl davanın davacısı olan yüklenici şirket … Ada … parsele yapılacak olan inşaatın tamamının ve … Ada … parsele yapılacak olan inşaatın ise ikinci ve üçüncü katında bulunan bağımsız bölümlerin maliki olacaktır. Davalı arsa sahipleri ise, … parselde bulunan inşaatın zemin, birinci kat ve dördüncü katın maliki olacaktır. Yine sözleşmenin 3.maddesine
göre; iki parseldeki inşaat birbirlerini ihlal etmeyecek şekilde yapılacaktır. Ancak, taraflar arasında yapılan ve yukarda bahsedilen sözleşmenin 3.maddesine aykırı olarak, 10 parseldeki inşaatın 11 parsele tecavüzlü şekilde inşa edildiği, bu suretle 11 parseldeki inşaat alanında eksiklik oluştuğu bilirkişi raporlarıyla saptanmıştır. Ne var ki, 11 parselde oluşan bu inşaat eksikliğinin yüzölçümü birinci bilirkişi raporunda 20,98 m2, ek raporda 13,02 m2, ikinci bilirkişi raporunda 12,72 m2, üçüncü bilirkişi raporunda 39,29 m2, ek raporda ise 21,09 m2 olarak tespit edilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ve HMK’nın 281/3.maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için mahkemece, yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak dava konusu 11 parseldeki inşaatın alanındaki eksikliğin ve bundan dolayı birleşen dosyanın davacıları olan arsa sahiplerinin alacaklarının tespit edilip hüküm altına alınması gerekir. Bu sebeple, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması da yerinde değildir.
4-HMK’nın 297/2.maddesi uyarınca hakim, hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi zorunludur. Buna rağmen, hüküm fıkrasında sözü edilen yasa hükmü dikkate alınmadan davacı yüklenici şirket adına tesciline karar verilen bağımsız bölümün numarasının gösterilmeyerek infazda tereddüt uyandıracak şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Yukarda açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki 1.bent uyarınca tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.ve 4.bent uyarınca kararın davacı-birleşen dosyanın davalısı yüklenici şirket yararına, 3.bent uyarınca da davalılar-birleşen dosyanın davacıları arsa sahipleri yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.