YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2108
KARAR NO : 2012/2975
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki asıl ve birleşen davanın davalısı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat …… ile davalı vekili Avukat … …… geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 26.04.2007 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davayı açan yüklenici, sözleşmenin feshi nedeniyle yaptığı imalât bedelinden 100.000,00 TL’nin arsa sahibinden tahsilini, birleşen davayı açan … ise alacağın 50.000,00 TL’sini yükleniciden temlik aldığını ileri sürerek davalı arsa sahibinden tahsilini talep etmiş, mahkemece asıl davanın kısmen, birleşen davanın tamamen kabulüne dair verilen karar davalı arsa sahibince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İmzalanan sözleşmede yükleniciye verilecek dairelerin arsa sahibinin muvafakatı alınmadan başkasına satılamayacağı hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm alacağın temlikini yasaklayacak niteliktedir. Bu nedenle birleşen davayı açan …’in temliki geçerli sayılamayacağından aktif husumet yokluğu nedeniyle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; davalı arsa sahibi cevabında, davacı alacağından fesih tarihine kadar gerçekleşen kira alacağının ve Bolu 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5561 sayılı dosyasındaki itiraza uğramayan senetli alacağının da mahsubunu istenmiştir. Fesih halinde gecikmeye bağlı kira alacağının tahsili kural olarak talep edilemez ise de sözleşmenin 6. maddesinde fesih halinde dahi o güne kadar oluşan kira alacağının ödeneceği kararlaştırıldığından sözleşmeye göre inşaatın teslimi gereken 30.07.2008 tarihi ile davalının 08.06.2009 tarihli fesih ihtarına kadar geçen süre için sözleşmede kararlaştırılan şekilde kira alacağı hesaplanıp davacı alacağından düşülmeli yine icra takibine konu edilen senetle ilgili alacağın mahsubunun gerekip gerekmediği de incelenerek dava sonuçlandırılmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün her iki davanın davalısı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.