YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2181
KARAR NO : 2011/5730
KARAR TARİHİ : 06.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 27.02.1997 gün 5394 yevmiye numaralı “Gayrimenkul Satış Vaadi Mukavelesi ve İnşaat Mukavelesi” başlıklı İzmir 4. Noterliğince düzenleme şeklindeki sözleşmesinin feshi ve tapu iptâli tescil istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı yüklenici kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 27.12.2006 günlü ilk kararında, dava konusu taşınmazları davacıların bedelleri karşılığı davalı kooperatife sattıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 21.12.2008 gün 2007/7823 Esas 2008/7190 Karar sayılı ilâmıyla davalı kooperatifin temyiz itirazları reddedilerek, davacı arsa sahibinin temyizi yönünden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dairemizin bozma ilâmında davanın taşınmazları davalı kooperatife bedeli karşılığı satmasının sözkonusu olmadığı, tapu devirlerinin 27.02.1997 tarihli sözleşme gereği yapıldığı, davalı kooperatifin temerrüdünün gerçekleştiği açıklanarak, sözleşmenin feshine ve tapu iptâli tescil isteminin kabulüne karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilâmından sonra iki oturum yapılmış, ancak bozma ilâmına uyulup uyulmadığı konusunda herhangi bir karar verilmemiştir.
Mahkemece oluşturulan 06.05.2010 günlü kararda Dairemizin bozma ilâmına uygun şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması mahkemenin bozma ilâmına zımnen uyduğu sonucunu yaratmaktadır.
HUMK’nın 388. maddesi uyarınca mahkeme kararların açık olması ve gerekçe ile hüküm bölümlerinin birbirine uygun kurulması zorunludur.
Somut olayda, kararın gerekçe bölümünde davacının dava konusu taşınmazları davalı kooperatife bedeli karşılığı sattığı sonucuna varıldığı belirtildiği halde, hüküm bölümünde Dairemizin bozma ilâmına uygun şekilde sözleşmenin feshine ve tapu iptâl tescil isteminin kabulüne karar verilmesi çelişki oluşturmuş olup, HUMK’nın 388. maddesi uyarınca kararın bozulması gerekmiştir.
Yapılacak iş, mahkemece gerekçe ve hüküm bölümleri arasında uyum sağlayacak bir şekilde karar oluşturulmasından ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 825,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalı yüklenici kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.