YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2825
KARAR NO : 2012/4249
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı-k.davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat … ile davalı-k.davacı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici tarafından açılan asıl davada ara ve kesin hakediş, ihzarat, vade farkı ve kâr mahrumiyeti alacaklarının tahsili istenilmiş, sonradan yapılan ıslahla alacak miktarı arttırılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre yapılan imalâtlarla ilgili olarak 89 adet hakediş düzenlendiği bu aşamadan sonra sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. Düzenlenen hakedişler taraflar arasında itirazsız imzalanmış olmakla hesap mutabakatı niteliğindedir. Bu nedenle 89 nolu hakedişe kadar olan imalâtlar için yüklenicinin bedel talep etmeye hakkı yoktur. Ancak 89 nolu hakedişten sonra fesih tarihine kadar olan dönem için varsa imalât ve fiyat farkı talebinde bulunulabilir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir değerlendirme bulunmadığından yapılması gereken iş bilirkişiden alınacak ek raporla yukarıda belirtilen dönem için davacının imalât bedeli ve fiyat farkı alacağını özellikle sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen düzenleme de dikkate
alınarak belirlemek ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Kararın açıklanan nedenlerle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece asıl davada hüküm altına alınan ihzarat bedeli alacağı dava dilekçesinde 500,00 TL olarak talep edilmiş, daha sonra da talep ıslah edilerek 6.655,04 TL’ye çıkarılmıştır. Mahkemece hükmolunan alacağın 500,00 TL’lik kısmına dava tarihinden kalanına ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken tamamına dava tarihinden faiz uygulanması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı karşı davacı … yararına bozulması gerekmiştir.
4-Birleşen dava mahkemece reddedilmiş, bu davada davalı karşı davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de kararın 4 nolu hüküm kısmında hüküm altına alınan vekâlet ücretinin davacı yararına olduğunun belirtilmesi de doğru olmamış, bu nedenle de kararın davacı karşı davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca taraflar, 3. bent uyarınca davalı karşı davacı, 4. bent uyarınca davacı karşı davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL vekâlet ücretinin taraflardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara karşılıklı verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.