Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/3040 E. 2012/4267 K. 07.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3040
KARAR NO : 2012/4267
KARAR TARİHİ : 07.06.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshine ve tapu kayıtları üzerindeki sözleşmelerin şerhinin terkinine karar verilmesi istemiyle açılmış; mahkemece davanın kabulü ile taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, … parsel numaralı taşınmazın tapu kaydındaki davalı şirket lehine olan şerhin kaldırılmasına karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada, Ankara 17. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 27.02.2007 tarihli ve 08328 yevmiye numaralı aynı noterlikçe doğrudan düzenlenen 16.03.2007 tarih ve 10916 yevmiye numaralı ve 23.03.2007 tarihli 11951 yevmiye sayılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geriye etkili sonuç doğurur şekilde feshine karar verilmesi istenmiştir. Ancak, Ankara 17. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 02.03.2007 tarihli ve 39572 ada 1 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan … vekili ile yüklenici şirket arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin dava dilekçesinde gösterilmediği anlaşılmıştır.
Sözleşmelerin konusu olan 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların 17.12.2007 tarihinde tevhidi yapılmış ve yeni imar durumuna göre sözleşmlerin konusu … ada ve 4 numaralı parsel olmuştur. Sözleşmelerin “Tarafların Hak ve Yükümlülükleri, Mali ve Hukuki Konuları” başlıklı 1. maddesinin 6. bentlerinde; arsa üzerinde bulunan veya gelecek olan
hacize ve ipotek ile temliklerin arsa sahiplerince, hemen kaldırılacağı öngörülmüştür. Sözleşme konusu taşınmaz üzerindeki ipotek kaydı arsa sahiplerince kaldırılmamıştır. Diğer yandan, sözleşmelerin (1.) maddesinin 5. bendi hükmü uyarınca da, arsa sahiplerinin arsaları boş olarak davalı yüklenici şirkete sözleşme tarihinden itibaren 60 gün içinde teslimi gerekirken davacılardan … tarafından sözleşme konusu taşınmaz üzerinde bulunan bina yıkılıp kaldırılmamıştır. Dosya kapsamında 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak inşaat için Mamak Belediyesi’nce verilen 03.06.2008 tarihli ve 190 numaralı yapı ruhsatı fotokopisi mevcut ise de; davalı tarafça, verilen ruhsatın “Geçici Ruhsat” niteliğinde olduğu ve az yukarıda sözü edilen yapının yıktırılıp, kaldırılması sebebiyle belediyece yapı ruhsatının verilmediği savunulmuştur. Sözleşmelerin yukarıda açıklanan hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; arsa sahiplerince taşınmaz üzerindeki ipoteğin sicilden terkinin sağlanmadığı ve sözleşme konusu arsadaki yapının kaldırılmasına ilişkin öncelikli edimlerini ifa etmedikleri sonucuna varılmaktardır. Borçlar Kanunu’nun 81. maddesi hükmü gereğince, öncelikli edimini ifa etmeyen sözleşmenin tarafı, diğer tarafın karşı edimini yerine getirmesini isteyemez. Arsa sahiplerinin belirtilen öncelikli edimlerinin yerine getirilmemesi durumunda ise, yüklenici tarafından yapı ruhsatının alınması mümkün değildir. 3194 Sayılı İmar Yasası’nın 21. maddesi hükmü gereğince, somut olayda yapı ruhsatı alınmadan yüklenici tarafından inşaat yapılamaz. Arsa sahiplerince de İmar Yasası’na aykırı olarak yüklenicinin inşaata başlanması istenemez. Bu hukuksal sebeplerle davacı yüklenicinin işin tesliminde temerrüdünün gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. O halde; mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken; hukuksal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere; 02.03.2007 tarihli sözleşme hakkında da karar verilmesi gerektiğinin mahkemece, gözetilmemesi doğru olmadığı gibi; hangi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshine karar verildiğinin kararın hüküm bölümünde gösterilmemiş olması da kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.