Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/3571 E. 2012/5083 K. 04.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3571
KARAR NO : 2012/5083
KARAR TARİHİ : 04.07.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalılar vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin davalılar tarafından haksız feshi nedeniyle inşaatın tamamlanması için tekrar süre verilmesi, olmadığı takdirde proje vs. masrafların yapıldığı tarihdeki birim fiyatların 2 misli ile 10.000,00 TL tazminatının tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalılar fesihte haklı olduklarından bahisle davanın reddini savunmuş, birleşen davalarında, sözleşmenin feshi ile 50.000,00 TL menfi zararın tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ve birleşen davada davacıların ve davacı ve birleşen davada davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık 22.02.2006 tarihinde biçimine uygun düzenlenen sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davalı arsa sahipleri inşaatın sürede tamamlanamayacağından bahisle 23.08.2007 tarihli ihtarnameleri ile sözleşmenin feshedildiğini davacı yükleniciye bildirmişlerdir. Kural olarak arsa payı karşılığı sözleşmelerin feshi, taraf iradelerinin birleşmesi, olmadığı taktirde mahkeme kararı ile mümkündür. Asıl davada yüklenicinin öncelikle istemi ek süre verilerek inşaatı tamamlama yönündedir. Ancak mahkemenin feshin haksızlığını kabul etmesi ve davacının da feshe bağlı tazminat isteminin kısmen kabulüne karşı ifaya yönelik temyiz isteminde bulunmayarak fesih kararına karşı çıkmadığından;
böylece fesih konusunda taraf iradelerenin birleştiği kabul edilmelidir. Buna göre sözleşmenin 10. maddesinde, mal sahipleri taahhütlerinden vazgeçerse müteahhit firmanın yaptığı her türlü plan, proje, etüd, imalât ve masrafların en son tarihi itibariyle Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nın birim fiyatlarından iki misli ile 10.000,00 TL tazminat ödemesi kabul edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda kalan sürede inşaat tamamlanabileceğinden sözleşmenin feshinde arsa sahipleri haksız bulunduğuna göre yüklenicinin davadaki talebine uygun 10. madde çerçevesinde tazminat istemi hesaplanmalıdır. Oysa hükme dayanak bilirkişi raporunda davacının tek taraflı düzenlediği makbuz ve sözleşme esas alındığı gibi, çizilen projenin fen ve sanat kurallarına, sözleşmeye uygun düzenlenip düzenlenmediği incelenmiş değildir. Projenin, fen ve sanat kurallarına uygun ve davalıların işine yarayacak şekilde olması halinde bedeli istenebilir. O halde mahkemece yapılması gereken iş; davacı tarafından çizilen projenin ibraz ettirilmesi, bilirkişilerden ek rapor alınarak, kabul edilebilecek nitelikte olduğu anlaşılırsa, az yukarıda değinilen sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen fiyatlara göre iki misli tutarı hesaplanarak ve ayrıca ödenmesi kabul edilen 10.000,00 TL tazminatla birlikte tahsiline karar verilmesi, ibraz edilmediği veya kabul edilmeyecek nitelikte olduğu anlaşıldığında, proje dışında masraflar ile 10.000,00 TL’nin kabulüne, fazla istemin reddine karar verilmesinden ibarettir.
3-Davalıların temyizine gelince; mahkemece davalıların fesihte haksız bulunduğu ancak asıl davada feshe bağlı tazminat istemi kabul edildiğine ve böylece sözleşmenin feshedilmesine göre dayanağı kalmayan tapudaki şerhin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, birleşen davadaki bu istemin de reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca davacı ve karşı davalı, 3. bent uyarınca davalı ve karşı davacılar yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılara verilmesine, vekille temsil olunmayan davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.