Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/3727 E. 2012/1165 K. 27.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3727
KARAR NO : 2012/1165
KARAR TARİHİ : 27.02.2012

Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu iptâli ve tescil istemleriyle açılmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı … vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Temyiz eden davalı vekilin diğer temyiz itirazının incelenmesine gelince:
Tapu iptâli ve tescil davası, muris …’nun tüm mirasçıları hakkında açılmış, olduğu ve miras bırakanın terekesinin, TMK’nın 701. maddesi hükmü gereğince, “elbirliği mülkiyeti şeklinde” mirasçılarına intikâl ettiği anlaşılmaktadır. Aynı Kanunun 641/I. maddesi gereğince, “elbirliği mülkiyetinin” sözkonusu olduğu hallerde mirasçılar, tereke borçlarından müteselsilen sorumludur. Vekâletnamesine göre yetkili olduğu anlaşılan davacı vekili Avukat … tarafından 06.05.2009 tarihli ve “İbraname” başlıklı belge düzenlenerek; davada, davalılardan… ile …’na isabet edecek masraf ve vekâlet ücretinin alınmayacağı bildirilmiştir. Davacı vekilince düzenlenen belgenin kapsamı, 08.05.2009 günlü oturumda da davacı vekilince doğrulanmıştır. “İbraname” başlıklı belge, niteliğince bir ibra sözleşmesi olup, belgede adları geçen davalılar davadaki tüm yargılama giderlerinden ötürü davacı yanca ibra edilmiştir.
İbra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ya da bir kaçıyla yapılması halinde ibra edilen miktarların diğer borçlular için de geçerli olması, bu hususun, ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. Aksi halde diğer müteselsil borçlular borcun tamamından sorumlu olur. Ancak, ibra sözleşmesi borçlular arasındaki iç ilişkiyi etkilemez. Bu sebeple, ibra edilerek borçtan kurtulan diğer borçlulara; ödemede bulunan müteselsil
borçlu rücu edebilir. Somut olayda, tüm yargılama giderlerinden davalı …’nun davacı vekilince ibra edilmiş olmasına karşın mahkemece yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Kararın açıklanan sebeple bozulması gerekir ise de; 6100 Sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının 4. 5 ve 6. fıkralarında yer alan “…’ndan müştereken ve müteselsilen” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, ve kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı …’na geri verilmesine, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.