YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3744
KARAR NO : 2012/5166
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, aynen ifa, gecikme tazminatının tahsili, tapu iptali ve tescil, eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedelinin tahsili; birleşen dava ise, sadece gecikme tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemenin; asıl dava yönünden tapu iptali ve tescil isteminin atiye bırakılmasına, diğer istemlerin ise ıslah talebi de dikkate alınarak kısmen kabulüne ve birleşen davanın da kabulüne dair kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 24.07.2008 günlü protokolde tamamlanması öngörülen imalatlar yapılmadığından şarta bağlı olarak yapılan bu protokolün bağlayıcı olmaması nedeniyle protokol dışında kalan ayıplı ve eksik işlerin giderilme bedelinin bilirkişi tarafından hesap edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı yüklenici davanın açılmasından önce davacı arsa sahibi tarafından miktar içerir ve ödeme ister ihtarname veya yazı gönderilerek temerrüde düşürülmediğine göre, davalının asıl davada istenen miktarlar için dava tarihinde, ıslahla artırılan miktar için ise ıslah tarihinde temerrüde düştüğünden, faizlerin bu tarihlerden başlatılması gerekirken; asıl davada istenen ve hüküm altına alınan 1.000,00 TL gecikme tazminatı için dava tarihinden daha önceki bir tarihten, diğer hüküm altına alınan istemlerin tamamı için ise dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3.maddesinin yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “25.08.1999” tarihinin hükümden çıkartılarak yerine “25.08.2003” tarihinin yazılması, hükmün 3 numaralı bendinde yer alan “dava tarihinden” kelimesinin hükümden çıkartılarak yerine “23.02.2009 ıslah tarihinden” tarih ve kelimelerinin, yine hükmün 4 numaralı bendinde yer alan “131.100,00 TL nin dava tarihinden itibaren” tarih ve kelimelerinin hükümden çıkartılarak yerine “10.000,00 TL’nin dava tarihi olan 01.12.2008 tarihinden, 121.100,00 TL’nin de ıslah tarihi olan 23.03.2010 tarihinden itibaren” rakam,tarih ve kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.