Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/3819 E. 2012/5350 K. 12.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3819
KARAR NO : 2012/5350
KARAR TARİHİ : 12.07.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat Gökberk Gürdal geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davacı vekilinin ıslah talebi de kabul edilerek davanın kabulüne ve 243.750,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazının incelenmesine gelince:
Mahkemece, davası kabul edilen 243.750,00 TL maddi tazminata, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Kademeli davada aynen ifa olmadığı takdirde 50.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili istenmiş; 23.03.2009 tarihinde ise; dava değeri, “ıslah yoluyla” davacı vekilince 193.705,00 TL artırılmış ve ıslah dilekçesinde artırılan miktara temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin talepte bulunulmamıştır. Buna karşın mahkemece, talep aşılarak ıslahla artırılan miktara da yasal temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de; mahkemece düşülen bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla, 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte gösterilen sebeplerle kararın hüküm fıkrasının ikinci bendinin “kabul nedeniyle 243.750,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” içerikli ikinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine “kabul nedeniyle 243.750,00 TL maddi tazminatın, 50.000,00 TL tutarındaki kısmına dava tarihinden itibaren geçerli olmak ve değişen oranlar da gözetilmek suretiyle yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.