Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/4505 E. 2011/5438 K. 27.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4505
KARAR NO : 2011/5438
KARAR TARİHİ : 27.09.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili istemiyle başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili talep edilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı icra takibinde asıl alacakla birlikte fatura tarihi ile takip tarihi arasındaki dönem için işlemiş faiz alacağının tahsilini de talep etmiş, mahkemece bu kalem alacak talebi davalı borçlunun icra takibinden önce ihtarla temerrüde düşürülmediğinden bahisle reddedilmiştir. BK’nın 101/II. maddesi uyarınca sözleşmede kesin vade kararlaştırılmış ise davacı alacaklının kararlaştırılan kesin vade tarihinden itibaren temerrüt faizi istemeye hakkı bulunmaktadır. Yanlar arasındaki sözleşmenin ödemeler başlıklı maddesinde sözleşme bedelinin 10.000 USD+KDV’li kısmının 30.07.2007, 10.000 USD+KDV’lik kısmının da 30.08.2007 tarihinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin bu hükmü kesin vade niteliğinde olduğundan davacı takip dayanağı 13.07.2007 tarihli fatura bedeli olan 30.224,80 TL’ye sözleşmede kararlaştırılan 30.08.2007 kesin vade tarihinden itiraben faiz talep edebilir. Mahkemece yapılacak işlem, bilirkişiden ek rapor alarak yukarıda değinildiği şekilde hüküm altına alınan asıl alacak bakımından 30.08.2007 kesin vade ile 14.11.2007 icra takip tarihi arasındaki dönem için avans faiz oranlarına göre işlemiş faiz miktarını hesaplatmak ve sonucuna göre taleple bağlı kalınarak, faiz alacağı bakımından da itirazın iptâline karar vermekten ibarettir. Öte yandan davacının alacağı likit olduğundan icra inkâr tazminatının da hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece delillerin

değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde faiz alacağına ilişkin itirazın iptâli istemi ve inkâr tazminatının reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.