Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/5264 E. 2012/5894 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5264
KARAR NO : 2012/5894
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat …ile davalı vekili Avukat …geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece birlikte ifa kuralı gözetilerek kira bedeli ve bağımsız bölüm değer farklarının mahkeme veznesine yatırılması karşılığında yüklenici hissesi oranında tapunun iptâli ile yüklenici adına tesciline dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların temyiz itirazları tümüyle reddedilmelidir.
2-Davalıların temyizine gelince; davacı yüklenici şirket sözleşme gereğince kendisine devri gereken bağımsız bölümlerin tapuda devredilmediği ve kat irtifakı kurulamadığını belirterek sözleşmede kararlaştırılan oranda tapuda davacı adına olan hissenin iptâli ile adına tescilini istemiş, davalı arsa sahipleri ise sözleşme gereğince projenin uygulamasına geçmeden ve proje tadilatı halinde arsa sahiplerinin onaylarının alınması gerekmesine rağmen onay alınmadan sözleşme ekindeki proje yerine başka bir projenin belediyeden onaylatılması suretiyle yükleniciye ait 4. kata irtibatlı olarak 42,00 m2 alanlı 3 adet çatı katı yapıldığını, bundan dolayı arsa sahiplerinin paylarının azaldığını, kira paralarının ödenmediğini belirtmiş, sözleşmeye aykırılık ve davalıların zararları giderilmeden tescil kararı verilemeyeceğinden davanın reddine, birlikte ifa kuralı gereği karar verilecek ise arsa sahiplerine ait dairelerin değer farkı ve kira bedeline hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasındaki 05.05.2006 tarihli sözleşmenin 4. maddesinde projenin uygulanmasına geçmeden önce veya tadilinin gerekmesi halinde yüklenici tarafından arsa sahipleri veya vekillerinin yazılı onayının alınacağı, 5. maddesinde ise inşaat süresince yüklenici tarafından arsa sahiplerine kira bedeli ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece aynen ifa kuralı gereği bilirkişi heyeti tarafından belirlenen kira bedeli ve arsa sahiplerine düşen dairelerin küçük
yapılmasından kaynaklanan değer kaybı bedelinin yasal faiziyle birlikte mahkeme veznesine yatırılması karşılığında, yükleniciye düşen arsa payı oranında davalılar adına olan tapunun iptali ile davacı yüklenici şirket adına tesciline karar verilmiştir. Dosya kapsamından davacı yüklenici şirketin projenin onayı ve uygulanmasından önce arsa sahiplerinden yazılı onay almadığı, davalıların bu nedenle tapuda pay devri yapmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı arsa sahiplerinin davanın açılmasına neden olmadığı ve mahkemece birlikte ifa kuralı uygulanarak davanın kabulüne karar verildiğinden davalı arsa sahiplerinin vekâlet ücreti ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı yüklenici şirketin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrasının 4 nolu bendinin dördüncü satırındaki “davalılardan” kelimesinin çıkarılarak yerine “davacıdan” kelimesinin eklenmesine, 5 nolu bendinde yer alan “Davacı tarafça davanın açılışında yatırılan ve bilahare tamamlanan toplam 2.416,00 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, 6 nolu bendinin dördüncü satırındaki “davalılardan alınarak davacıya verilmesine” kelime grubunun çıkarılarak “davacı üzerinde bırakılmasına” kelime grubunun eklenmesine, 7 nolu bendindeki “Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına tayin ve takdir edilen 13.777.00 TL nispi vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına” kelime grubunun eklenmesine ve kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.