YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5293
KARAR NO : 2012/5989
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yeni yurt binası yapımına ilişkin sözleşme uyarınca iş sahibinin ödemekle yükümlü bulunduğu finans giderinin davacı tarafça ödenmesi nedeniyle davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında imzalanan 26.05.2006 tarihli asıl sözleşmenin 28.02 maddesinde, “müteahhit iş konusunun finansmanını sağlamak için banka kredisi temin edeceğinden işveren, müteahhit tarafından temin edilecek kredinin geri ödenmesi sürecinde, finans kuruluşunun yapacağı her türlü değişiklik ve ileri de konulabilecek yeni vergi ve resimleri BSMV oranlarının, bu değerlere göre uygulanması sonucu ticari güncel faiz oranlarının artması veya eksilmesi halinde finans kuruluşunun müteahhide yansıtacağı artı ve eksi tutarları ödemeyi kabul ve taahhüt eder…” hükmüne yer verilmiştir. Yine sözleşmenin 28.04 maddesinde, “işveren ödeme tablosunda belirtilen herhangi bir zaman diliminde finans kuruluşunun belirlediği erken ödeme komisyonunu ödeyerek anapara ve hesaplanan faizlerini kapatarak borcunu sıfırlayabilir” denilmiştir. Sözlemenin eki ödeme tablosuna göre son ödemenin 29.11.2010 tarihinde yapılması gerekmektedir. Davalı iş sahibi 30.11.2007 tarihinde finans kurumuna gönderdiği ihtarında kalan borcu ödeyerek başkaca borçları bulunmadığını bildirmiştir. Bankanın 03.12.2007 tarihli cevabında, davacının 2 adet kredi erken kapama opsiyonlu, diğerleri erken ödeme opsiyonu bulunmayan kredi sözleşmeleri düzenlendiği bildirilmiştir. Davalı erken ödeme opsiyonu hakkını kullanarak borcunu kapattığını savunduğuna göre öncelikle bu husus üzerinde durulmalıdır. Her ne kadar mahkemece sözleşmede hüküm bulunmadığı belirtilmiş ise de az yukarıda değinilen 28.04 maddesi ortadadır. Davacının finans kurumuyla bu maddeye dayanarak erken ödeme opsiyonlu sözleşmeler yapması durumunda, davalı iş sahibinin daha fazla faiz ödemek külfetinden kurtulacağı kabul edilmelidir. Davacının finans kurumu ile tüm kredi sözleşmelerini sözleşmedeki bu açık hükme rağmen erken ödeme opsiyonlu yapmamasının zararını davalının ödemesi beklenemez. Bir başka anlatımla kimse kendi kusurlu hareketinin sonucundan yararlanamayacağından tüm kredi sözleşmelerini erken ödeme opsiyonlu düzenlemeyen davacının sorumlu olduğu açıktır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak davalı iş sahibinin sözleşme eki ödeme planında belirtilen vade tarihlerinden önce erken ödeme yaparak borcunu kapatıp kapatmadığını saptamak, erken ödeme yapılmışsa kredi sözleşmelerinin erken ödeme opsiyonlu yapılması halinde ödenecek faiz miktarından davalıyı sorumlu tutmak, bunun dışında kalan fazla istemin reddine karar vermekten ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın aynen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davalı Üniversite harçtan muaf olduğu halde harçtan sorumlu tutulmasına karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.