YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6485
KARAR NO : 2012/3913
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, bakiye … bedelinin tahsili istemi ile açılmış; mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-… İcra Müdürlüğü’nün 2009/4398 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı tarafından davalı hakkında adî takip yoluyla başlatılan icra takibinde, 67.652,51 TL alacağın davalıdan tahsilinin istendiği, davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi, itirazın iptâli davasının da bir yıllık süresi içinde açıldığı tespit olunmuştur. Takip borçlusu davalı tarafından, takip konusu 20.267,96 TL tutarındaki alacak kısmına itirazda bulunulmamış ancak, 47.384,56 TL tutarındaki alacak kısmına itiraz edilmiştir.
Davacı … ve dava dışı … İnşaat Limited Şirketi yüklenici; davalı … da … sahibi sıfatlarıyla 27.11.2008 tarihli ve “… Mahallesi … Salonu Kaba İnşaatı Yapım İhalesi İşine Ait Sözleşme” başlıklı adî yazılı sözleşmeyi imzalamışlardır. Yükleniciler … ortaklığı yani adî ortaklar olarak sözleşmede yazılı koşullar ile sözleşme konusu “… Mahallesi … Salonu Kaba İnşaatının Yapımını” yüklenmişlerdir.
Adî ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı gibi, dava ve taraf ehliyeti de yoktur. Oysa dava açmak, özel yetkiyi gerektirir. Adî ortaklık iştirak (elbirliği) kurallarına tabi olduğundan davaların Borçlar Kanunu’nun 534 ve Türk Medeni Kanunu’nun 702. maddeleri gereğince, bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Tek ortak tarafından da davanın açılmış olması halinde, davacıya diğer ortak ya da ortakların katılması veya onaylarının alınıp kendisine temsil yetkisi vermelerini sağlamak üzere, mahkemece süre verilmelidir. Diğer yandan adî ortak ya da ortakların ortaklıktaki payları oranında da münferiden dava hakları yoktur. Yargısal uygulamada bu yöndedir (Örneğin, Y. 15. HD. 18.10.1990 T, E.90/469 ve K.90/4198; YHGK’nın 17.01.1990 T, E.90/13-457 ve K.90/2 sayılı kararları).
İcra takibine, … 2. Noterliği’nce imza onaylanması yapılan 18.08.2009 tarihli ve 6515 yevmiye numaralı “temlikname” dayanak alınarak diğer ortak … İnşaat Limited Şirketi’nce 11.345,03 TL tutarındaki … nezdindeki ihaleden doğan hakediş alacağının takip alacaklısı davacıya temlik olunduğu ileri sürülmüş ise de; … sahibi davalı ile adî ortaklar arasında yapılan sözleşmenin 12.5. maddesi hükmü gereğince, her türlü hakediş ve alacaklarının başkasına temliki, davalı Belediyenin yazılı iznine bağlı olup; davalı yanca yazılı onay verilmeyen alacağın temliki, davalıya karşı hukuksal sonuç doğurmaz.
Mahkemece yapılacak …; yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek, 6100 Sayılı Yasa’nın 53. maddesi hükmü gereğince davacının davayı takip yetkisini elde edebilmesi için davacıya uygun süre verilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması durumunda uyuşmazlığın esasına girilerek çözüme bağlanması, aksi halde ise, davanın usul yönünden reddine karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı taraf yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.