YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6855
KARAR NO : 2012/3415
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu iptâli tescil, olmadığı takdirde 15.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemleriyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabülü ile 8.526,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı vekili, taraflar arasında … 1. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yüklenici olan müvekkili tarafından sözleşme konusu 1092 parsel sayılı taşınmaza inşaat yapıldığını, davacının zemin katta kendisine düşecek olan 2 nolu bağımsız bölüm yerine, 2 adet (1+1) daire yaptığını, daha sonra arsa sahibi davalının, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, yapılan paylaşım sonucu davacıya ait olan ve dava dışı üçüncü kişilere tapu dışı satılan bağımsız bölümlerin temliklerini yapmayacağını bildirdiğini ve zor durumda kalan davacının 11.05.2010 tarihli sözleşmeyi vekili aracılığıyla arsa sahibiyle yapmak zorunda kaldığını ve gerçekte 30.000,00 TL civarında olan (2) nolu konutu 5.000,00 TL bedelle davalı arsa sahibine satmak zorunda kaldığını; bu sebeplerle, 11.05.2010 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek, (2) nolu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptâli ile davacı adına tapuya tesciline; olmadığı takdirde 15.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yanlar arasında yapıldığı taraflarca kabul edilen 11.05.2010 tarihli ve (Teslim-Tesellüm Sözleşmesi ve İbraname) başlıklı adi yazılı sözleşme, (ibraname) hükmünü de içermektedir. Davacı vekilinin dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde; 11.05.2010 tarihli sözleşmenin Borçlar Kanunu’nun 21. maddesi hükmünde düzenlenen “gabin” hukuki sebebiyle geçerli olmadığının, davanın hukuksal sebebi olarak ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Davacı, tacir olup aynı zamanda yüklenicidir. Davalı ise, arsa sahibidir. TTK’nın 20/II. maddesi gereğince, tacir basiretli bir …
adamı gibi hareket etmek zorundadır. Gabinin unsurlarından olan “subjektif” unsur kapsamında “darda kalma” kendisinin veya yakınlarından birinin maddi veya manevi varlığını veya sosyal durumunu tehdit eden bir zararın varlığından korkmak demektir. Korkunun ise, eylemli olarak var olması ve sömüren kimsenin bu durumu bilmesi gerekmektedir. Oysa, somut olayda yüklenici davacının darda kalmasından söz edilemez. Çünkü, yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince hakettiği bağımsız bölümlerin kendisine ya da istediği kimselere kayden intikâllerini dava yoluyla sağlayabilme olanağına sahiptir.
11.05.2010 tarihli sözleşme “ibra” hükmünü de içermektedir. İbra, hakkın düşmesi sonucunu doğuran hukuksal bir işlem ve ayrıca alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini veya borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan bir sözleşmedir. Yukarıda açıklanan hukuksal sebeplerle, Borçlar Kanunu’nun 21. maddesi hükmünde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden yanlar arasındaki 11.05.2010 tarihli sözleşme geçerli olduğu gibi, tarafların birbirlerini ibra ettiklerine dair sözleşme hükümü de geçerli olduğundan; mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuksal olmayan gerekçelerle davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 15.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.