YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7420
KARAR NO : 2012/5190
KARAR TARİHİ : 09.07.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 19.11.2008 tarihli Valilik Binası Genel Onarım Yapım işine ilişkin sözleşme uyarınca fazla yapılan imalât bedelinin tahsili istemi ile girişilen icra takibine vâki itirazın iptâline ve alacağın tahsiline karar verilmesi istemi ile açılmıştır. Davalı reddini savunmuş, mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair kararı, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-BK’nın 410 vd. maddeleri uyarınca, vekâlet olmaksızın, başkasının hesabına tasarrufta bulunan kimse iş sahibinin yararına veya zorunlu olan imalâtın bedelini isteyebilir. Ancak bu bedel imalâtın gerçekleştirildiği tarihteki piyasa fiyatlarıyla hesaplanmalıdır. Eldeki davada hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplama yapılmıştır. Bu haliyle rapor yeterli olmadığı gibi bilirkişilerce hesaplanan tutarın KDV’si ile birlikte kabulüne karar verilmiş, ayrıca dayanağı gösterilmeden 6.872,62 TL alacak ve alacağın %18 KDV’si ile tahsiline biçiminde hüküm kurulmuştur. Yine sözleşme dışı imalât dava konusu edildiğinden ve miktarı yargılama sonucu belirleneceğinden, likid bir alacak bulunmadığı halde, borçlunun itirazında haksızlığı kabul edilerek inkâr tazminatına hükmedilmesi de İK’nın 67. maddesine aykırı olmuştur.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, inşaat bilirkişisinden ek rapor alınarak imalâtın gerçekleştiği 2008 yılı piyasa fiyatlarıyla tutarını hesaplatmak, elektrik işi bedelini de katarak toplam imalâtın KDV’li tutarı üzerinden taleple bağlı kalınarak takibin devamına, davacının icra inkâr tazminatının reddine karar vermekten ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile ve dayanağı gösterilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 09.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.