YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7680
KARAR NO : 2012/4241
KARAR TARİHİ : 06.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık BK’nın 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmış olup, davada ödenmeyen iş bedelinin tahsili istemiyle girişilen ilâmsız icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve inkâr tazminatının reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alacağı işin yapıldığı 2008 yılı mahalli rayiçlerine göre KDV hariç 14.776,67 TL, KDV dahil 17.436,47 TL olarak belirlenmiş, mahkemece KDV hariç hesaplanan bedele hükmedilmiştir. İcra takip talebinde yer alan 20.650,24 TL asıl alacağın KDV’yi de içerdiği anlaşılmaktadır. Davacı KDV talep etmekte haklı olduğundan mahkemece davacının KDV dahil 17.436,47 TL bedele hak kazandığının kabulü gerekirken, KDV’siz tutara hak kazandığının kabulü doğru olmamıştır.
3-Davalı cevabında davacıya Şekerbank A.Ş. Serik Şubesi’nin 745 nolu çeki ile 2.500,00 TL, kredi kullanmak suretiyle de elden 6.000,00 TL olmak üzere toplam 8.500,00 TL ödeme yaptığını savunmuş, aşamalarda verdiği diğer dilekçelerde ise ödeme miktarını 8.770,00 TL’ye çıkarmıştır. Mahkemece ödeme savunması üzerinde durulmamış, çekin akıbeti ilgili bankadan sorulmamıştır. Davalı 6.000,00 TL’lik ödeme iddiası ile ilgili olarak herhangi bir delil ibraz etmemiş, yemin deliline de dayanmamıştır. Davalının kredi kullanımına ilişkin olarak ibraz ettiği belgeler ödemenin ispatı için yeterli olmadığından mahkemenin 6.000,00 TL’lik ödemenin kanıtlanamadığını kabul ederek bu miktarı davacının alacağından düşmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Çekle yapıldığı iddia olunan ödemeye gelince; mahkemece bu konuda bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi raporuna göre davacının KDV dahil 17.436,47 TL alacağa hak kazandığını kabul etmek, ödeme savunması üzerinde durarak çekin akıbetini ilgili bankadan araştırmak, ödenmişse kime ödendiğini sormak, çek fotokopisi ile birlikte ödeme belgelerini istemek, karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibine konulmuşsa takip dosyasını getirtmek, toplanan delillere göre ödeme kanıtlanırsa 2.500,00 TL çek bedelini alacaktan mahsup ederek kalan miktar yönünden, kanıtlanamazsa 17.436,47 TL alacak yönünden itirazın iptâli ile takibin devamına karar vermekten ibarettir.
4-Hüküm altına alınan 14.776,00 TL asıl alacak üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 1.773,12 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu miktarın aşılarak ve hesap şekli de gösterilmeyerek 2.955,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi de kabul şekli bakımından usule ve tarife hükümlerine aykırı olmuştur.
5-Dava İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine dayanarak açılmış itirazın iptâli davasıdır. Davanın niteliği gözetilerek itirazın iptâline, takibin devamına karar verilmesi gerekirken hükmün bir kısmında alacağın tahsiline, bir kısmında itirazın iptâline karar verilmesi de hüküm kurma tekniği yönünden hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte yazılı nedenlerle davacı, 3. ve 4. bentlerde yazılı nedenlerle davalı, 5. bentte yazılı nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.