Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/815 E. 2011/2595 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/815
KARAR NO : 2011/2595
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava alacak istemi ile açılmış, mahkemece ıslah da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı yükleniciler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davanın dayanağını 18.02.1999 tarihli düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi oluşturmaktadır. Dosya içerisine getirtilen Belediye işlem dosyasındaki inşaat ruhsatından A ve B bloklar halinde toplam 19 adet bağımsız bölüm için inşaat ruhsatı alındığı belirlenmiştir. Belediye işlem dosyası içerisinde bulunan tutanaklar ve encümen kararları ile dosyadaki bilirkişi raporları değerlendirildiğinde her iki blokun da zeminden itibaren imar durumuna ve projeye aykırı şekilde büyük olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalılar vekili de temyiz dilekçesinde arsa sahibi ile anlaşarak bağımsız bölümlerin daha büyük olması için inşaatın tabandan itibaren büyük yaptığını açıklamıştır.
İnşaatın imar durumuna ve projeye uygun şekilde yapılması yüklenicinin ödevidir. Arsa sahibi için rızası olsa dahi yüklenicinin imara ve projeye aykırı inşaat yapmaması gerekir. İmara ve projeye aykırı olarak yapılan inşaat kaçak inşaat niteliğindedir. Böyle bir inşaatın yasal olduğundan sözedilemez. İnşaatın yasal hale getirilmesi mümkün ise bu konuda süre tanınması sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekir.
Bu olayda, inşaat temelden itibaren imara ve projesine aykırı olarak büyük yapıldığından, bu yapının yasal hale getirilmesi de mümkün değildir. Yasal olmayan ve yasal hale getirilmesi mümkün bulunmayan bir yapının ekonomik değeri olmadığından ancak yıkımı istenebilir. Bu nitelikteki inşaat nedeniyle çıkan uyuşmazlıkta, yapılmayan veya teslim edilmeyen daire, dairelerdeki değer kaybı ve daire ve ortak yerlerdeki eksik ve ayıplı işlerin giderilme bedelinin tahsiline karar verilmesi mümkün değildir. Yüklenici ancak sözleşme gereği olan gecikme tazminatı, neden olduğu idari para cezaları, sorumlu olduğu primler ve vergilerin ödenmesinden sorumlu tutulabilir.
Somut olayda yüklenicinin sorumlu olduğu ve tahsiline karar verilen diğer kalemler dışında kalan, verilmesi gereken daire bedeli olarak 90.000,00 TL, kaçak inşaat nedeniyle beş adet bağımsız bölümde uğranılan değer kaybı olarak 135.000,00 TL ve eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli olarak 75.187,50 TL’ye yönelik istemlerin reddine karar verilmesi gerekirken, bu kalemler yönünden de davanın kabul edilmesi doğru olmamıştır.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde 20.000,00 TL istekte bulunmuş, 15.09.2008 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile dava miktarını 398.362,85 TL’ye çıkarmıştır. Davalı yükleniciler 20.000,00 TL yönünden dava tarihinde, fazla miktar yönünden 15.09.2008 ıslah tarihinde temerrüde düştükleri halde, karar altına alınan miktarın tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; daire bedeli olarak istenen 90.000,00 TL kaçak inşaat nedeniyle beş adet bağımsız bölümde uğranılan değer kaybı ile ilgili 135.000,00 TL, eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli olarak istenen 75.187,50 TL yönlerinden davanın reddedilmesinden, diğer kalemler yönünden kabul edilmesinden, faizin yukarıda 3. bentte açıklanan kurala göre karar altına alınmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler gereği kararın davalılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.