Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2014/1959 E. 2015/642 K. 11.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1959
KARAR NO : 2015/642
KARAR TARİHİ : 11.02.2015

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemiyle girişilen icra takibine yönelik itirazın iptâli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, zaman bakımından uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Davacı vekili, davalı şirkete ait işyerinde branda yapımını üstlenip 22.9.2011 tarihinde teslim etmesine karşın iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek takibe geçtiğini, itiraz üzerine de bu davayı açtığını bildirmiş, davalı vekili ise, davacı şirkete borcu olmadığını, takip dayanağı faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, şirketin defterlerinde faturaların kayıtlarının bulunmadığını, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, taraflar arasında iş bedeli konusunda uyuşmazlık bulunduğu gibi, takibe dayanak faturanın da usulüne uygun şekilde davalıya tebliği kanıtlanamadığından, iş bedeli konusunda mahkemece seçilecek uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle BK’nın 366. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak faturadaki değerin, yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarına göre kadri maruf olup olmadığı veya piyasa fiyatlarıyla değeri hesaplattırılmak suretiyle bulunacak değer üzerinden itirazın iptâline karar verilmelidir. Öte yandan, mahkemece İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmişse de, alacak likid olmayıp, bilirkişi incelemesiyle belirleneceğinden icra inkâr tazminatı istemi de reddedilmelidir. Eksik incelemeyle ve hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tarafından temyiz olunan kararın BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 11.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.