YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6070
KARAR NO : 2015/3040
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
Mahkemesi :Bartın 2. Asliye Hukuk Hakimliği
Tarihi :06.06.2014
Numarası :2013/557-2014/271
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili yapılan icra takibine itirazın iptâli talebine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davasında, davalıya ait evin kalorifer tesisatının yapımını üstlendiğini, ancak bu işten kaynaklanan 2.580,00 TL alacağının ödenmediğini, birikmiş faiziyle 2.623,90 TL üzerinden takibe geçtiğini ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek yapılan icra takibine davalının itirazının iptâline karar verilmesini talep etmiş, davalı savunmasında dava dilekçesinde belirtilen alacakların senede bağlandığını, bu senetlerin bedellerini ödeyerek geriye aldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
6098 sayılı TBK’nın 104/3. maddesine (818 sayılı BK’nın 88. maddesinin son cümlesine) göre, kural olarak borç senedi borçluya geri verildiğinde borç sona ermiş sayılır. Diğer bir deyimle borç belgesinin borçluya geri verilmesi borcun ödendiğinin karinesi sayılır. Somut olayda davacı icra takibinde 30.11.2012 tarihli faturayı dayanak göstererek takibe geçmiş, davalı savunmasında bu borç ile ilgili her biri 215,00 TL’lik 12 senet düzenlendiğini, bunların bedelini ödediğini iddia ederek senetleri mahkemeye sunmuş, davacı bu beyana karşılık olarak davalının oturduğu sitenin tüm tesisat işlerini yaptığını, senetleri hazırlayıp davalıya imzalatmak üzere site yönetimine verdiğini ancak davalının senetleri imzalayıp kendisine getirmediğini bu nedenle davalıda kaldığını açıklamıştır. Mahkemece davalının elinde henüz vadesi gelmemiş bonoların bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu gerekçe kanunda tanımı yapılan karineyi ortadan kaldıracak nitelikte değildir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 03.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.