YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5607
KARAR NO : 2015/6576
KARAR TARİHİ : 22.12.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada, eser sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan mekanik tesisat ve asansör avan proje bedelinin tahsili istemi ile başlatılan ilâmsız icra takibine davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptâli ile takibin devamı ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsili istenmiştir.
Davalılar cevabında, kendilerinin … ‘nin üyesi olduklarını, kendileri ile davacı arasında yazılı veya sözlü olarak yapılmış bir eser sözleşmesi bulunmadığının, eser sözleşmesi ilişkisinin davacı ile dava dışı … arasında olduğunu savunarak davanın husumet yönünden reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, eser sözleşmesinin davacı ile dava dışı … arasında kurulduğu, takip dayanağı faturanın düzenlendiği 30.12.2011 tarihi itibariyle Kooperatifin tasfiye aşamasında olup henüz ticaret sicilinden kaydının silinmediği, davalıların taraf sıfatlarının bulunmadığı, taraf sıfatının HMK’nın 114/1-d maddesi uyarınca dava şartı olduğu gerekçeleri ile dava, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddedilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-HMK’nın 114/1-d maddesine göre dava şartı olan taraf ehliyeti ve dava ehliyetidir.
Taraf ehliyeti, davanın taraflarının kişilikleri ile ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet) ise dava konusu hakka ilişkin olup dava şartı olduğuna dair HMK’da bir hüküm bulunmamaktadır. Taraf sıfatı dava şartı olmadığından mahkemenin gerekçesi bu yönden usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece davanın sıfat yokluğundan reddi yerine dava şartı
yokluğundan reddi usule aykırı ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollaması ile uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilmek sureti ile düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm kısmının ilk bendinin ikinci ve üçüncü satırlarındaki “dava şartı noksanlığı nedeni ile HMK’nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince usulden” rakam ve kelimelerinin karardan çıkartılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 22.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.