Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2015/579 E. 2015/3183 K. 08.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/579
KARAR NO : 2015/3183
KARAR TARİHİ : 08.06.2015

Mahkemesi :Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi :06.11.2013
Numarası :2013/200-530

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nın 382. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilâmında da kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda mahkemece kurulan ara kararında davacının davasının kısmen kabulü ile davalının Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2010/15117 Esas sayılı dosyasındaki itirazının 19.291,14 TL asıl alacak, 192,91 TL KDV olmak üzere 19.484,05 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağı takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan %40 oranındaki 7.793,60 TL inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, gerekçeli kararda ise davacının davasının kabulü ile 19.484,05 TL’nin 27.09.2010 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, kısa kararda icra inkâr tazminatına karar verildiği halde gerekçeli kararda icra inkâr tazminatına karar verilmeyerek çelişki yaratılmıştır.
10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Yerel mahkemece bozmadan sonra önceki kararla bağlı kalmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre karar verebilir.
Mahkemece bu ilke bir yana bırakılarak kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 08.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.