Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2017/1171 E. 2019/504 K. 11.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1171
KARAR NO : 2019/504
KARAR TARİHİ : 11.02.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup iş sahibi tarafından verilen çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılmış, mahkemece ıslah gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince yasal süresi içerisinde temyiz olunmuştur.
Davacı vekili müvekkili ile davalıların murisi müteveffa ,,, arasında 19.03.2017 tarihli KDV dahil 75.000,00 TL bedelli, müvekkiline ait hasarlı mermer fabrikasının sökümü ve malzeme yükleniciden olmak üzere yenilenmesi konulu sözleşme akdedildiğini, davalıların murisine iş bedelinin 25.000,00 TL peşin, kalanı da 2 adet 25.000,00 TL’lik çek şeklinde verildiğini, davalıların murisi olan yüklenicinin verilen sürede işi bitiremediğini, ufak bir bölümünü yaptığını ve 16.04.2015 tarihinde vefat ettiğini, sözleşmenin feshini ve 50.000,00 TL’lik çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve çeklerin iptâlini talep etmiştir. Davalılar vekili ise müvekkillerinin murisinin henüz daha sözleşmenin süresi tamamlanmadan iş sahasında yaşanan kaza nedeniyle vefat ettiğini, işin sökümünün tamamlanıp montaj aşamasına kadar geldiğini, sözleşme süresinin 35 iş günü olduğunu, müvekkilinin 18. iş günü vefat ettiğini, meydana gelen kazada davacının da kusurlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, sözleşmedeki bedel sözleşmenin yapıldığı 19.03.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedeldir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurları da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve
bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve alınan bilirkişi raporları dosya kapsamına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olmayıp, bu raporlara dayanılarak karar verilmesi doğru değildir. Davalı yüklenici tarafın hak ettiği iş bedeli hesaplanırken yapılan imalâtın eksik ve ayıpları gözetilerek tüm işe göre fiziki oranı bulunmalı (yüzde olarak), bulunan bu fiziki oran sözleşme bedeli olan 75.000,00 TL’ye uygulanmalı, hak edilen iş bedeli bulunduktan sonra peşin ödeme olan 25.000,00 TL mahsup edilmeli, çeklerden dolayı yüklenicinin alacağı var ise kalan kısım yönünden menfi tespit ve ödenen kısım yönünden de istirdada karar verilmelidir. Bu hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile birim fiyatlardan hareket edilerek fiziki oranın bulunması doğru olmadığı gibi kabule göre de her iki bilirkişi raporu arasında önemli ölçüde çelişki bulunmasına rağmen bu çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş az yukarıdaki ilkeler gözetilip HMK 281/3. maddesi uyarınca yeni bilirkişi atanmak suretiyle keşif yapılıp hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 11.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.