Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/1520 E. 2019/443 K. 05.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1520
KARAR NO : 2019/443
KARAR TARİHİ : 05.02.2019

Mahkemesi :Tüketici Mahkemesi
Birleşen 2014/13 Esas sayılı davada

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosya davacısı ile asıl dosya davalısı vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl ve birleşen dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâl ve tescil talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, asıl ve birleşen dosya davacısı ile asıl dosya davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl dosya davalısı …’ın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazına gelince;
Davacı, davasında davalı … ile dava dışı yüklenici …. Kesti arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiğini, inşaatın yüklenici tarafından bitirilip iskan ruhsatının alındığını, kendisinin yükleniciye ait olacak 4 nolu daireyi yükleniciden satın aldığını ancak davalı arsa sahibinin bu dairenin tapusunu devretmediğini belirterek tapusunun iptâli ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, birleşen dosyada yüklenici… Kesti’ye husumet yönelterek tapu iptâl tescil talebinde bulunmuştur.
Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalı arsa sahibi yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamış ise de sözleşme konusu binanın bitirilmiş olup yapı kullanma izin belgesinin davanın açılmasından önce alınmış olması, eksikliğin bulunmaması, ayıp savunması ile ilgili olarak ileri sürülen ayıpların açık ayıp olup, süresinde ayıp ihbarının yapılmamış olmasının yapılan yargılamada anlaşılmış olması nedeniyle arsa sahibinin davaya karşı çıkmakta haklı olmadığı anlaşıldığından mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. Ancak bu
yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK 438/7. maddesi gereği düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacının temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının 3 nolu hüküm fıkrasının ikinci satırında bulunan “ birleşen dosyanın davalısı …’ten” kelimelerinin karardan çıkarılarak yerine “davalılardan” kelimesinin yazılmasına, yine 4 nolu hüküm fıkrasının ikinci satırında bulunan “birleşen dosyanın davalısından” kelimelerinin karardan çıkarılarak yerine “davalılardan” kelimesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.831,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl dosya davalısından alınmasına, ödediği temyiz peşin ve Yargıtay başvurma harçlarının istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacısına geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 05.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.