YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1859
KARAR NO : 2019/1401
KARAR TARİHİ : 27.03.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın ıslah dilekçesi gözetilerek kabulüne dair verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
Davacı vekili; taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre taşınmazın %50 olarak paylaşılması hususunda anlaşıldığı ancak davalı yüklenicinin, davacı arsa sahibine düşen dairelerin m2’lerini küçülterek paylaşmaya dahil edilmeyen bir dükkan daha yaptığını, müvekkilinin zarara uğradığını bu nedenle ilave dükkanın 1/2 hisse bedeli şimdilik 5.000,00 TL’nin ve bu dükkanını 16.05.2005 tarihinden itibaren 1/2 hissesine isabet eden şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 29.09.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 10.000,00 TL tazminat talebini, 19.702,37 TL çıkarmış ve bu miktarın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kesin hüküm itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ıslah dilekçesi gözetilerek davanın 19.702,37 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince yasal süresi içerisinde temyiz olunmuştur.
Savunma hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde hükmüne göre, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi hükmünde de, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun’un 177/2. maddesinde ise, ıslahın, sözlü veya yazılı olarak yapılabileceği, karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneğinin, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, davacı tarafından sunulan 29.09.2017 tarihli ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmeksizin, dava konusu alacaklar hakkında karar verilmesi, yukarıda
açıklanan Anayasa ve Kanun maddelerine aykırı olup, doğru olmamıştır. Anılan sebeple, davalı vekiline, ıslah dilekçesi tebliğ edilerek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bilindiği gibi; 6100 sayılı HMK’da ilk derece yargılamasında yazılı yargılama usulü beş aşamadan oluşacak şekilde düzenleme yapılmıştır. Bunlar; 1-Davanın açılması ve dilekçeler aşaması (Madde 118,126-136), 2-Ön inceleme (Madde 137-142), 3-Tahkikat (Madde 143-293), 4-Sözlü Yargılama (Madde 184-186) ve 5-Hükümdür (madde 294). 1086 sayılı HUMK zamanında yazılı yargılama usulü 4 aşama (ön inceleme aşaması hariç) olarak düzenlenmiş ve bu aşamaların her biri bir diğerinin içine geçmiş şekilde olduğundan gereksiz işlem yapılmasına ve yargılamaların uzun sürmesine sebebiyet vermekte iken kanun koyucu bu sakıncaların önüne geçmek için bu aşamaları sıkı kurallara bağlamış ve bir aşama bitirilmeden diğer aşamaya geçmeyi engellemek istemiştir. HMK’nun madde 184-(1) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. (2) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Madde 186- (1) Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. Usul kurallarının derhal uygulanırlık prensibi de temel kurallardandır.
Mahkemece taraf delilleri toplanıp, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak yürütülen yargılama sonucunda; 25.10.2017 tarihli karar oturumunda, davalı … vekilinin duruşmadan önce mazeret dilekçesi verildiği halde, mahkemece, davalı vekiline son duruşma gününü bildirerek sözlü yargılama için davet edilerek hüküm tesis etmesi gerekirken; savunma hakkı kısıtlanarak esastan hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Bu haliyle davalının savunma hakkının kısıtlandığı ve HMK’nın 177/2. maddesine aykırı davranıldığı belirlendiğinden kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur. Bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazları incelenmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 154,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 154,30 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 27.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.