YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3126
KARAR NO : 2019/1549
KARAR TARİHİ : 04.04.2019
Mahkemesi: Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 26.03.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı Kooperatif Başkanı …ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin ifa imkanı kalmaması sebebiyle yapılan imalât bedeli, uğranılan menfi ve müspet zararlar ile yoksun kalınan kâr kaybı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nce istinaf talebinin esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda; ilk derece mahkemesince alınan raporda yapılan imalât bedelinin dava tarihi itibari ile 11.680,00 TL olduğu, keşif tarihi itibari ile imalâtın ekonomik değerinin olmadığı ve davacının menfi zarar talep edebileceği fakat herhangi bir delil sunulmadığından zararın ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf mahkemesinde yapılan yargılamada ise, sözleşme geçersiz olduğundan sadece sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince yapılan imalâtın talep edilebileceği, dosya kapsamından imalâtın ekonomik değerinin olmadığı sonucuna varıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Davacı kapatılan … Belediyesi ile belediye encümenine belediye meclisi tarafından
verilen genel yetkiye dayanarak sözleşme imzalamıştır. Daha sonra Belediye tarafından … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/299 Esas sayılı davası ile encümen kararının iptâline dair dava açılmış, mahkemece encümen kararının iptâline karar verilmiş, kararın temyizi üzerine dairemizce; usulüne uygun belediye meclisi kararı olmaması nedeni ile geçerli sözleşme bulunmadığından muarazanın meni şeklinde açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda sözleşmenin başından beri geçersiz olduğu kesinleşmiştir. Öğreti ve uygulamada menfi zarar, “uyulacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşme hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarar” olarak kabul edilmektedir. Sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle tarafların müspet zararlarını talep etmeleri mümkün olmayıp verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istemeleri mümkün olduğu gibi menfi zararlarını da diğer taraftan talep edebilirler. (Emsal Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2017/1398 Esas, 2017/3096 Karar sayılı ve 2010/6374 Esas, 2011/7212 Karar sayılı ilamı) Bu durumda, taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olsa bile yukarıda belirtildiği gibi davacı davalının yararına olan imalât bedelleri ile menfi zararlarını talep edebilecektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/1-ğ bendi uyarınca dava dilekçesinde talep sonucunun açıkça gösterilmesi gerektiği, aynı maddenin 2. fıkrasında da, bu hususun eksik bırakılmış olması halinde mahkemece davacıya eksiklik konusunda açıklama yapması için 1 haftalık kesin süre verileceği ifade edilmiştir. Ayrıca HMK’nın 31. maddesi gereğince hakimin aydınlatma ödevi olup 6. ilke gereğince hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin ifa imkanı kalmaması sebebiyle yapılan imalât bedeli, uğranılan menfi ve müspet zararlar ile yoksun kalınan kar kaybı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde dava 10.000,00 TL üzerinden açmıştır. Talep edilen 10.000,00 TL’nin dava dilekçesinde belirtilen hangi kalemlere ilişkin ve ne miktar olduğuna dair açıklama bulunmamaktadır. Bununla birlikte dosyaya menfi zararların ispatına yönelik olarak da davacı tarafından delillerin sunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/2 ve 31. maddeleri uyarınca 10.000,00 TL’lik taleple ilgili olarak istek kalemlerinin davacıya açıklattırılmak ve hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davanın açıldığı tarih itibari ile davalının yararına ve faydasına olan imalâtların yapıldıkları yıl piyasa rayicine göre (piyasa rayicinin içerisinde KDV ve müteahhit karı olduğundan ayrıca eklenmeksizin) bedelinin belirlenmesi ve davacı tarafından menfi zararın ispatı için sunulan deliller de değerlendirilerek, ispatladığı menfi zarar varsa bunların bedelini tespit edip açıklattırılan talep sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarında kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davacı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca
alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 04.04.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.