Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3144 E. 2019/2477 K. 23.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3144
KARAR NO : 2019/2477
KARAR TARİHİ : 23.05.2019

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesine dayalı tasfiye hakedişi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça 16.04.2014 tarihli duruşmada alacağın temliki sözleşmesi başlıklı 12.04.2014 tarihinde düzenlenmiş belge sunulmuştur. Sunulan sözleşmeden davacı ile dava dışı … arasında düzenlendiği ve davacının dava konusu ettiği 481.167,00 euro alacağından 480.000,00 euroluk kısmını … ’a temlik (devir) ettiği anlaşılmaktadır.Sunulan sözleşme başlığında alacağın temliki sözleşmesi yazılı olmakla birlikte 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesine göre hakim Türk hukukunu resen uygulayacağından hukuki vasıflandırmanın hakime ait olması sebebiyle davadan sonra dava edilen alacağın bir kısmı devredildiğinden sözkonusu sözleşme HMK’nın 125/2. maddesinde düzenlenen, davanın açılmasından sonra dava konusunun davacı tarafından devri niteliğindedir. HMK’nın 125/2. maddesinde, dava açıldıktan sonra dava konusunun davacı tarafından devri halinde devralan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği hükmü getirilmiştir. HMK’nın 125/2. maddesinde 125/1. maddede olduğu gibi dava açıldıktan sonra dava konusunun davalı tarafından 3. kişiye devrinde davacıya tanınan seçimlik haklar gibi bir hak tanınmamış ve farklı bir düzenleme yapılmamış, mutlak olarak görülmekte olan davada devralan kişinin devredenin yerine geçeceği belirtilmiştir.Bu durumda mahkemece, davadan sonra dava edilen alacağın 480.000,00 euroluk kısmının dava dışı … ’a devredilmiş olması sebebiyle HMK’nın 125/2. maddesi gereğince devralan … devraldığı kısımla sınırlı olarak davacı yerine geçeceği, devredilen miktar üzerinde davacının davada taraf sıfatı sona ereceğinden, dava konusunu kısmen devralan … ’a tebligat yapılıp davaya katılması ve devralan davacı olarak davaya devam etmesi sağlandıktan sonra işin esasına girilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken dava şartlarından olan taraf sıfatı davalının itirazına rağmen gözden kaçırılıp davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadğına, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.