Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3215 E. 2019/470 K. 06.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3215
KARAR NO : 2019/470
KARAR TARİHİ : 06.02.2019

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne ve davalının icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulmasına dair verilin karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükmüne uyulan Dairemizin 02.11.2016 gün, 2016/3063 Esas, 2016/4503 Karar sayılı bozma ilamında, sevk irsaliyelerinde imzası bulunan …’ın davalının yetkilisi ya da çalışanı olup olmadığı araştırılarak karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir. Bozmadan önce … Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 11.11.2015 gün, 8375 sayılı raporunun inceleme ve sonuç bölümünün 1. maddesinde, numaraları belirtilen 7 adet sevk irsaliyesi altındaki imzanın … eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Dairemiz bozma ilamında sevk irsaliyeleri altındaki imzaların aidiyeti konusunda yeniden inceleme yapılmasına dair bir hüküm bulunmadığından mahkemece bu konuda yeniden inceleme yaptırılması doğru olmadığı gibi yapılmış olsa dahi hükme esas alınması mümkün değildir.
Bozmadan önce alınan … Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporuna göre 128104, 127381, 127476, 127437, 090251, 090190 ve 090144 numaralı sevki irsaliyelerindeki imzalar …’ın eli ürünü olduğu anlaşıldığına ve daha sonra yapılan inceleme sonucunda mahkemece …’ın davalının ticari vekili-mümessili olduğu kabul edildiğine göre söz konusu sevk irsaliyelerinin dayanağı faturalarda yazılan ürünlerin davacı tarafça davalıya teslim edildiğinin kabulü, inkâr edilen ve teslim edildiği kanıtlanamayan diğer fatura ve sevk irsaliyelerindeki ürünlerin teslim edildiğinin ispat edilemediğinin kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece az yukarıda tarih ve sayısı belirtilen … raporunda numaraları yazılı sevk irsaliyelerindeki malların, davalının ticari vekili-mümessili olan….’e teslim edilip, davacının bu irsaliyelerin dayanağı olan faturalardaki satış bedeline hak kazandığı kabul edilerek söz konusu faturalardaki miktarın toplamı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirmeyle davacının tüm fatura bedellerine hak kazandığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan İİK 67/II. maddesi hükmünce itirazın iptâli davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likid ve borçlunun itirazında haksız olması gereklidir. Eldeki davada alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılama sonucu alınan raporlar ile belirlenmiş olduğu ve davalı itirazında tamamen haksız olmadığından alacak likid değildir. Bu halde koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine davalının icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi işlemiş faizle ilgili harcı ödenerek açılmış dava bulunmadığı halde 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle işlemiş faizi de kapsayacak biçimde itirazın iptâline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kararın belirtilen sebeplerle bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 42,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 06.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.