Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/3730 E. 2019/3677 K. 30.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3730
KARAR NO : 2019/3677
KARAR TARİHİ : 30.09.2019

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, kâr payı alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
Davacı vekili, müvekkili Bünyamın Yakar’ın İnşaat mühendisi olarak Denizli’de inşaat ve taahhüt işleri ile uğraştığını, Yapıkar Şirketinin ise müvekkilinin kurucusu ve ortağı olduğu şirket olduğunu davalı kooperatif ile tüm ince işlerinin toplam maliyet tutarı üzerinden %5 oranında müteahhitlik bedeli konusunda karşılıklı olarak anlaştıklarını, ancak davalı kooperatifin ödeme yapmadığını, davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile 382.555,91 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak müvekkillerine verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının hakediş raporu sunmadığını, sadece fatura ibraz ettiğini, davacının kullanmayıp iade ettiği malzeme bedellerini düşmediğini, delil tespit dosyasındaki rapora itiraz ettiklerini, bu raporun hatalı olduğunu, %5’lik müteahhitlik payının sadece 27.01.2009 tarihli sözleşmede olduğunu, diğer sözleşmelerde olmadığını, Al, A2, A3, A7 ve A8 bloktaki bir kısım imalâtların başka firmalara yaptırıldığını davacıya yaptırılmadığını, tespit raporunda bunun hatalı olarak alacağa dahil edildiğini, imalâtların bir kısmının eksik, kusurlu yapıldığını, birim fiyatının rapordakinden düşük olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece alınan 06.10.2017. havale tarihli bilirkişi kurul raporunda davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında akdedilen sözleşmelerden 27.01.2009 tarihli sözleşmede %5’lik kâr payı alacağına yer verildiği diğer sözleşmelerde bu şekilde bir düzenleme bulunmadığı bu nedenle sadece bu sözleşmede yapılan imalâtlar değerlendirilerek hesaplama yapıldığında davacının 277.033,28 TL fazla ödeme aldığı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu gerekçeye esas alınarak davanın reddine karar verilmiş karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde bulunmayan aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında, 27.01.2009, 15.04.2010 tarihli iki sözleşme ve tarihsiz 2012 yılında düzenlendiği anlaşılan yapım sözleşmesi başlıklı sözleşmelerin bulunduğu ihtilâfsızdır. Tarihsiz sözleşme ile 15.04.2010 tarihli sözleşmede yapılacak imalâtlar, taahhüdün yeri ve konusu başlıklı kısımda belirlenmiş, bedelin ise düzenlenen hakedişlere göre yapılacağı açıklanmış, uygulanacak birim fiyatla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamıştır. 27.01.2009 tarihli sözleşmede ise, taahhüdün yeri ve konusu başlıklı 2. madde de yapılacak işler tanımlandıktan sonra 14. madde de yapım maliyeti üzerinden %5 kâr payı ödeneceği açıklanmıştır. Her üç sözleşme konusu farklı parsellerde farklı imalâtlara ilişkin olduğundan üç sözleşmenin de ayrı ayrı değerlendirilmesi zorunludur. Bu nedenle 27.01.2009 tarihli sözleşmedeki yapım maliyeti üzerinden %5 kâr payı ödeneceğine dair hükmün diğer sözleşmelerde de uygulanması mümkün değildir. Sözleşmelerde birim fiyat ayrıca belirtilmediğinden kural alarak mahkemenin de gerekçesinde belirttiği üzere imalât bedellerinin TBK. 481. maddesine göre yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu açıklanmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; incelenen faturaların hangi sözleşmelere ilişkin olarak düzenlendiği ve fatura kapsamlarının malzeme, işçilik ve müteahhitlik bedellerini kapsayıp kapsamadığı denetime açık bir şekilde açıklanmamıştır. Bu haliyle bilirkişi raporu hükme esas alınacak durumda değildir. Mahkemece yapılması gereken iş; konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulup taraf defterlerinin de incelenmesi suretiyle davacı tarafından düzenlenen davalı defterlerine kaydedilen faturaların her birinin ayrı ayrı incelenerek hangi sözleşmeye göre düzenlendiğinin saptanması, bunlardan tarihsiz sözleşme ile 15.04.2010 tarihli sözleşme ile ilgili düzenlendiği anlaşılan faturalarda malzeme, işçilik ve yüklenici kârının bulunduğunun anlaşılması halinde ayrıca faturaya dahil edilmeyen yüklenici kârı talep edilemeyeceğinden şimdiki gibi bu sözleşmeler yönünden davanın reddine karar verilmesi, yüklenici karının dahil edilmemiş olmasının anlaşılması halinde ise taraflar arasında ayrıca birim fiyatlarla ilgili sözleşme bulunmadığından fatura kapsamına konu imalâtları yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre belirlenecek fiyatlara göre yüklenici kârı hesaplattırılması gerekir. 27.01.2009 tarihli sözleşme ile ilgili olarak ise bu sözleşmede ayrıca maliyet yönünden kâr payı ödeneceğine ilişkin hüküm bulunduğundan bu sözleşme kapsamında düzenlenen faturalar uyarınca incelenmek suretiyle faturalarda %5 kâr payı yazılmış ise ve bu kapsamda ödeme yapılmış ise ayrıca talep edilemeyeceğinden bu sözleşme kapsamındaki talebin ret edilmesi, faturalarda %5 kâr payı dahil değil ise yine fatura kapsamındaki imalâtların yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre bedelleri hesaplattırılıp bulunacak bedele %5 kâr payı eklemek suretiyle davacı alacağı hesaplattırılıp ödemelerin mahsubu ile ve taraflar arasında görülen Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/439 Esas, 2017/544 Karar sayılı dosyada kesinleşen olgularda dikkate alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece az yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulmadan, eksik ve hatalı incelemeye dayalı bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz
itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 30.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.