Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/5048 E. 2019/2947 K. 24.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5048
KARAR NO : 2019/2947
KARAR TARİHİ : 24.06.2019

Davacı … ile davalı … İnş. Emlak San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı İstanbul 17. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 18.11.2014 gün ve 2011/150-2014/484 sayılı hükmü onayan 23. Hukuk Dairesinin 12.04.2018 gün ve 2015/4791-2018/2767 sayılı ilamı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, davacı arsa sahibinin davalı yüklenici ile imzaladıkları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile kira bedeli, eski hale getirme bedeli ve malvarlığında oluşması gereken artı değerin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, 6.400,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce davalı vekilinin tüm temyiz itirazları rededilip verilen 12.04.2018 gün, 2015/4791 Esas, 2018/2767 Karar sayılı onama ilâmına karşı davalı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Karar düzeltme talep edilen bozma kararı Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce verildiğinden karar düzeltme talebinin de anılan Dairece incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 09.02.2018 gün ve 1 sayılı iş bölümü kararıyla, 01.07.2016 tarihinden sonra Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi’nden kaynaklanıp temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay’a gelen dosyaları inceleme görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’ne verildiğinden, karar düzeltme istemi Dairemizce incelenmiştir.
1-Yargıtay ilâmında belirtilen gerektirici nedenler karşısında ve özellikle duruşma pulu eklenmemiş olması sebebiyle Yargıtay 23. Hukuk Dairesince duruşmasız inceleme yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre HUMK’nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davalı vekilinin diğer karar düzeltme talepleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında 02.04.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeye dayalı yükümlülüklerini yerinegetirmediğini, inşai faaliyetlere başlamadığını, davacıya yapması kararlaştırılan kira yardımını yapmadığını ve davacının sözleşme gereği boş olarak teslim ettiği yapının kullanılamaz hale gelmesine sebep olduğunu ileri sürerek, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshini, kira bedeli alacağı için şimdilik 500,00 TL, eski hale getirme bedeli olarak şimdilik 500,00 TL ve inşaat süresinde bitirilseydi davacının malvarlığında oluşacak artı değer için şimdilik 500,00 TL olmak üzere fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla toplamı 2.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare talebini eski hale getirme bedeli bakımından 6.400,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, sözleşmeye aykırı hareket etmediklerini ve davacıdan tahliye istemediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sözleşme gereklerini yerine getirmek için zamanında yeterli gayreti göstermediği, davacının davalıdan 6.400,00 TL tamirat bedeli talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, 6.400,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının harcı yatırılmış taleplerinden toplam 1.500,00 TL’lik kısmı rededilmiş olup, davalı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
Davanın kazanılma kaybedilme oranına göre davacı tarafından yapılan 1.215,80 TL yargılama giderinin (harç hariç) 76,18 TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılması gerekirken yargılama giderlerinin tamamından davalının sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme talepleri kısmen yerinde bulunduğundan Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 12.04.2018 gün, 2015/4791 Esas, 2018/2767 Karar sayılı onama ilamının kaldırılması gerekmiştir. Yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle bozulması gerekmekte ise de, değinilen yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden kararın 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 12.04.2018 gün, 2015/4791 Esas, 2018/2767 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının 5 nolu bendinde toplam 1.605,20 TL yargılama giderinin ifadesinden sonra olmak üzere “davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1.529,02 TL’sinin” ifadesinin eklenmesine, 6 nolu bendinin çıkarılarak 6 nolu bent olarak “Davalı yönünden rededilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davada vekille temsil olunan davalıya verilmesine” cümlesinin, eklenmesine, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.