Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/529 E. 2019/1306 K. 25.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/529
KARAR NO : 2019/1306
KARAR TARİHİ : 25.03.2019

Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ön ödemenin iadesi talebiyle başlatılan icra takibine vakî itirazın iptâli istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair kurulan hükme karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuş, … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi tarafından verilen başvurunun esastan reddine dair karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; davalı … aleyhindeki dava, davacı ile aralarında akdî ilişki bulunmadığından ve davalının sözleşmesel sorumluluğu söz konusu olmadığından reddedilmiş olup, davalı sıfatı bulunmaması sebebiyle husumetten ret kararı niteliğinde olduğu anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesi ile ikinci kısım ikinci bölüm uyarınca yararına maktu vekâlet ücreti verilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulüyle … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin 16.01.2018 tarih, 2017/1624 Esas ve 2018/10 Karar sayılı kararının davacı vekilinin istinaf isteminin reddine yönelik olarak kaldırılması ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde yer alan “Davalının kendisini bir vekil aracılığı ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 5.292,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin karar metninden çıkarılarak yerine “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.980,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresi yazılmak suretiyle kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 25.03.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.