YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5420
KARAR NO : 2019/1633
KARAR TARİHİ : 09.04.2019
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinin ifası sırasında elektrik akımına kapılıp yaralanmak suretiyle malül kalan yüklenici tarafından iş sahibi, belediye ve elektrik dağıtım şirketi aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın maddi tazminat üzerinden kısmen kabulü ile hesaplanan zararın %30 kusur oranına isabet eden kısmının ve 12.000,00 TL manevi tazminatın davalı iş sahibi …’dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen karar, yasal süresi içinde koşulları da yerine getirilerek davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı … aleyhine yüksek gerilim hatlarının sokağın içinde ve binaya çok yakın ikinci kat seviyesinde yapılması ve geçmesine izin vermesi sebebiyle sorumlu olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemli olarak dava açılmıştır. Davacı ile davalı … arasında sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Davalı belediyeden binaya çok yakın seviyede enerji nakil hattının geçmesine izin vermesi sonucu uğranılan zararın giderilmesi istendiğine göre bu davalı hakkındaki dava kamu hizmetinin ifası sırasında uğranılan zararın giderilmesi ilişkin tam yargı davası niteliğinde olduğu ve tam yargı davalarına bakma görevi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesine göre idare mahkemelerine ait olduğu, görev-yargı yolu hususu kamu düzeni ile ilgili olduğundan görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtayca bu husus kendiliğinden gözönünde tutulması gerektiğinden davalı … Belediyesi hakkındaki davanın tefrik ve yargı yolu yönünden reddine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla bu davalı hakkında esas yönünden red kararı verilmesi ve davacının fazla miktarda vekâlet ücreti ile sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Davacının davalı iş sahibi ile diğer davalı … Genel Müdürlüğü’ne yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı yüklenici, davalı … iş sahibi, davalı … ise
sözleşmenin tarafı olmayıp davacının zarara uğramasına neden olduğu ileri sürülen enerji nakil hattını tesis eden şirkettir.
Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarında kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinde konusunun uzmanı yüklenici olduğundan işin ifası sırasında gerekli önlemleri alma yükümlülüğünün de yükleniciye ait olduğu kabul edilmektedir. 6098 sayılı TBK’nın 470 ila 486. maddeleri araasında düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre zararlandırıcı olayın gerçekleşmesine etkili olan yüklenici, iş sahibi ya da sözleşme dışı üçüncü kişilerin kusurlarının tesbitinde iş güvenliği mevzuatından yararlanılması mümkün ise de yeterli değildir. Yüklenici işin uzmanı sayılan, sorumlu meslek adamıdır. Eser sözleşmesi ile ilgili edimini ifa ederken veya sözleşmenin hazırlık aşamasında gerekli tedbirleri almak zorundadır. İşçi sayılmadığından iş sahibinin denetimine de tabi değildir. Yüklenicinin sadakat ve özen borcu gereği sorumluluğu, TBK’nın 396. maddesinde belirtilen işçinin hizmet akdindeki sorumluluğu gibidir. Aynı Yasa’nın 74. maddesi hükmünce maddi vakıaların sübutuna ilişkin ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlar ise de kusurun belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz.
Bu durumda mahkemece dava dosyasında alınan kusur tesbitine ilişkin bilirkişi raporundaki kusur oranlarına itiraz edildiği ve bilirkişilerce iş güvenliği mevzuatı ile elektrik kuvvetli akım tesisleri yönetmeliği hükümlerine göre inceleme yapılıp eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapılmadığından yeniden seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan davacı yüklenici, davalı iş sahibi ve sözleşme dışı …’ın eser sözleşmesi hükümleri ve …’ın haksız fiil hükümlerine göre kusurlu olup olmadıkları ile kusur oranları konusunda gerekçeli ve denetime eleverişli rapor alınıp değerlendirilerek, davalı iş sahibinin temyiz isteminin reddine dair ek kararının kesinleşmiş olması sonucu davacı yararına oluşan usulü kazanılmış hak da gözetilerek davalı iş sahibi … ile … Genel Müdürlüğü hakkında sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine bu davalılar hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 09.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.