Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2018/5529 E. 2019/2172 K. 08.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5529
KARAR NO : 2019/2172
KARAR TARİHİ : 08.05.2019

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat …ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava taraflar arasında imzalanan 19.06.2003 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa edilmemesi sebebi ile yükleniciye devredilen tapunun iptâli ve davacı arsa sahibi adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı tarafça davalının sözleşmede belirtilen binalardan kendisine ait olacak olanın inşaatını tamamladığı halde, murise ait olacak olan kısmın inşaatının natamam bırakıldığı iddiası ile tapu iptâl ve tescil isteminde bulunduğu, davalı tarafça 2000 yılından sonra 3 yıl boyunca müvekkiline arsa devrinin gerçekleştirilmemesi nedeniyle, kusurlu olan tarafın davacıların murisi olduğunu, haksız açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalının edimini sözleşmeye ve imara uygun şekilde yerine getirmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak Türk Medeni Kanunu’nun 692. maddesi hükmünce paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Paylı mülkiyet şeklinde malik olunan taşınmaz üzerinde arsa payı karşılığı inşaat yapılması da olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerinden olduğu ve aksi de kararlaştırılmadığından bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.Taraflar arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri imzalanmış ise de tüm paydaş arsa sahipleri ile yapılmış sözleşme bulunmadığı gibi, diğer arsa sahipleri imzalanan sözleşmelere katılmadıklarından dava konusu sözleşmenin düzenlendiği tarih itibariyle geçersiz olduğu anlaşılmakla davanın sözleşmenin geçersizliği sebebi ile kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış, kararın bu gerekçeyle bozulması gerekir ise de; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/son maddesi gereğince kararın gerekçesinin değiştirilerek sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın gerekçesinin değiştirilerek sonucu itibariyle doğru olan kararın düzeltilmiş gerekçeyle ONANMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 08.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.