YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5666
KARAR NO : 2019/3337
KARAR TARİHİ : 11.07.2019
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-birleşen dosyalar davalısı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, duruşma talebi kabul edilerek 25.06.2019 tarihinde yapılan duruşmaya davacı vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava tapu iptâl ve tescil, birleşen … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/347 Esas sayılı davası kira tazminatı ile eksik ve ayıplı iş giderim bedeli, birleşen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/1298 Esas sayılı davası ise kira tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen 2016/347 Esas sayılı davanın ıslah da gözetilerek kabulüne, birleşen 2017/1298 Esas sayılı davanın kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması sonucunda … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin 2018/1688 Esas – 2018/1814 Karar ve 02.10.2018 günlü kararı ile başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, verilen karara karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Asıl dava davacısı-birleşen davalar davalısı yüklenici, asıl dava davalısı -birleşen dava davacıları
ise arsa sahibidir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir
2-Davalı yüklenici ile arsa sahibi muris … arasında imzalanan … 19. Noterliği 03.08.2010 tarih ve 14124 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile davalı yüklenicinin, murise ait olan … İli, … İlçesi, … Mah. … ada … parselde bulunan taşınmaz üzerine inşaat yapma, yapılacak olan inşaatta %21 hisseye düşecek olan bağımsız bölümleri ve 80.000,00 TL nakit arsa sahibine verme borcunu üstlendiği anlaşılmıştır. Arsa sahibine düşen bağımsız bölümlerin sözleşme tarihinden itibaren 46 ayda iskan dahil teslim edilmesi kararlaştırılmış, sözleşmenin 5. maddesine göre de yüklenicinin temel attıktan sonra arsa sahiplerinin satış yetkisini yüklenicinin istediği zaman vereceği düzenlenmiştir. Muris … tarafından … 13. Noterliği 22.01.2013 tarih ve 1386 yevmiye numaralı vekâletname ile kendisine bırakılan … ada … parselde kayıtlı 5. kat 12 nolu bağımsız bölüm ile … ada … parselde bulunan …, …, …, …, …, … nolu bağımsız bölümler haricinde kalan diğer bağımsız bölümlerin satışı için yükleniciye satış yetkisi verdiği anlaşılmıştır.
Birleşen davalarda davacı arsa sahiplerinin, murisleri …’nun sözleşmenin düzenlendiği ve vekâletnamenin verildiği tarihlerde ağır bir depresyon ve hastalık halinde olduğunu, bu nedenle sözleşme ve vekâletnamede düzenlenen paylaşım oranının kabul edilmeyeceğini belirtmiş iseler de, yargılama esnasında Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 10.08.2016 tarihinde düzenlediği rapordan murisin sözleşme ve vekâlet tarihlerinde fiil ehliyetine sahip olduğu belirtilmiştir. Arsa sahibi mirasçıları birleşen davalarda sözleşme uyarınca 03.06.2014 tarihinde teslim edilmesi gereken bağımsız bölümlerin teslim edilmediği gerekçesiyle kira tazminatı talebinde bulunmuşlar, mahkemece her iki dava için ayrı ayrı taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı yüklenicinin arsa sahibinin vefatından sonra mirasçılara kendisine düşen bağımsız bölümlerin satış yetkisinin verilmesi için … 22. Noterliği 22.10.2013 tarih ve 13981 yevmiye numaralı ihtar gönderdiği, davacı mirasçıların 30.10.2013 tarihli cevabi ihtarıyla muris tarafından verilen vekâletnamenin kendilerini bağlamadığı, bu nedenle bağımsız bölüm dağılımı için ek sözleşme yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. Mirasçı arsa sahipleri tarafından kat irtifakı tesisi, iskan alınması, intikal, abonelik ve diğer işlerin yapılabilmesi için … 4. Noterliği 29.07.2013 tarih ve 7084 nolu vekâletname verildiği anlaşılmış ise de, arsa sahibi vekili olarak hareket eden Av. …’nun … Belediye Başkanlığına verdiği 21.04.2014 tarihli yazıda, mirasçılar tarafından yüklenici ya da başka bir kişiye verilen bir vekâletname olmadığı, bu nedenle işlemlerin yapılmamasının talep edildiği anlaşılmış, davalı yüklenicinin bu yazıyı 18.07.2014 tarihli yazısına belediyenin 22.07.2014 tarihli yazı cevabıyla öğrendiği, yargılama devam ederken ancak arsa sahibinin muvafakatı ile … ada … parsel için 30.12.2016, … ada … parsel için ise 18.11.2016 tarihinde iskan alındığı anlaşılmıştır.
Mahkeme tarafından birleşen davalarda her ne kadar davalı yüklenici aleyhine kira
tazminatına hükmedilmiş ise de; muris arsa sahibi tarafından imzalanan sözleşmenin ve paylaşıma dair düzenlenen vekâletnamenin geçerli olduğu, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca davalı yüklenicinin temel attıktan sonra kendisine düşen bağımsız bölüm tapularını talep etme yetkisi bulunduğu, buna dair mirasçı arsa sahiplerine farklı tarihlerde ihtarlar gönderdiği, ancak arsa sahiplerinin satışa muvafakat etmeyerek yeni paylaşım talebinde bulundukları, ayrıca işlemlerin yapılmaması konusunda belediyeye dilekçe verdikleri, kat irtifakı kurulması ve iskanın alınmasının ancak kendi muvafakatleri ile mümkün olduğu birlikte düşünüldüğünde, arsa sahiplerinin kendi kusurlu hareketleri ile bağımsız bölümlerin geç teslim edilmesine sebep oldukları anlaşılmış olup, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamayacağından arsa sahipleri tarafından birleşen davalarda talep edilen kira tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
3-Asıl davada davacı yüklenici tarafından tapu iptâl ve tescil talebinde bulunulduğu, mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, davalı arsa sahiplerinin dava açmakta kusurları olmadığı gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da davalı arsa sahiplerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ise de asıl davada davalı arsa sahiplerinin harçtan sorumlu tutuldukları anlaşılmıştır. Az yukarıda belirtildiği gibi arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerde eksik işlerin olduğu, eksik işlerin bir kısmının yargılama aşamasında giderildiği, bir kısmının ise bedeline birleşen 2016/347 Esas sayılı davada hükmedildiği, böylelikle asıl davada davalı arsa sahiplerinin asıl davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aleyhlerine harç hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı-birleşen dosyalar davalısı yüklenici, 3. bent uyarınca ise davalı-birleşen dosyalar davacısı arsa sahipleri vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak 371/1. maddesine göre ilk derece mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA, 2.037,00’şer TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 353,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-birleşen dosyalar davalısından, 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı-birleşen dosyalar davacılarından alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 11.07.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.