Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2019/90 E. 2019/347 K. 23.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/90
KARAR NO : 2019/347
KARAR TARİHİ : 23.01.2019

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl ve birleşen dava, hakem kararının iptâli istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi ve alıcı kredisi temini sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece koşulları oluşmayan asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı-birleşen davada davalı … Yatırımlar A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Dosyanın gönderildiği … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce temyizi kabil bir karar verildiği ve bu karar Yargıtayca incelendiğinden bahisle dosyanın Yargıtay incelenmesine tabi olduğu belirtilerek, ilk derece mahkemesine geri çevrilmiştir. Uyuşmazlığın niteliğine göre kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’ne ait ise de; dosyanın ilk olarak gönderildiği Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 21.12.2018 tarih, 2018/2625 Esas-2018/5998 Karar sayılı görevsizlik kararıyla dosya Dairemize gönderilmiş, Dairemize dosyanın gelerek esasa kaydedildiği, 04.01.2019 tarihinden itibaren görevli Daire’nin belirlenmesi için dosyanın HİİK’e gönderilmesi için 6723 sayılı Yasa ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 60. maddesinde öngörülen 2 haftalık süre geçtiğinden, temyiz incelemesinin Dairemizce yapılması gerekmiştir.
6100 sayılı HMK’da tahkim yargılamasında görevli mahkeme konusunda 410 ve 439. maddelerde düzenlemeler yer almakta iken 15.03.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun’un 57. maddesiyle HMK 410. madde, 60. maddesiyle de HMK 439. madde değiştirilmiştir. Ayrıca 53. madde ile 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 15. maddesinde yapılan değişiklik ve 54. madde ile bu Kanuna eklenen ek 1. madde
ile de görevli mahkeme konusunda ihtiyari tahkim ve milletlerarası tahkim arasında paralellik sağlanmıştır. Kanun’un 55. maddesiyle de 5235 sayılı Kanun’un 5. maddesinde değişiklik yapılmış ve iptâl davaları ticaret mahkemesinin heyet halince göreceği davalar arasından çıkarılmıştır.
Yapılan değişiklikler sonucu HMK’daki son düzenlemelerde; tahkim yargılamasında, mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkemenin, konusuna göre tahkim yeri asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi olduğu, tahkim yeri belirlenmemiş ise görevli mahkemenin, konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi, yetkili mahkemenin ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesi olduğu (HMK 410/1), hakem kararına karşı yalnızca iptâl davası açılabileceği, iptâl davasının, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılacağı, öncelikle ve ivedilikle görüleceği (HMK 439/1) belirtilmiştir.
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’ndaki son düzenleme ise hakem kararına karşı yalnızca iptâl davası açılabileceği, iptâl davasının, 3 üncü madde uyarınca yetkili asliye hukuk mahkemesinin bulunduğu yer yönünden yetkili bölge adliye mahkemesinde açılacağı, öncelikle ve ivedilikle görüleceği (15/1), bu Kanun’da asliye hukuk mahkemesine verilen görev ve yetkilerin, uyuşmazlığın konusuna göre asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesi tarafından kullanılacağı (ek 1) şeklindedir.
Yapılan değişiklikler ile 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve 6100 sayılı HMK’daki tahkim konusundaki görev kuralları benzer hale getirilmiştir.
Yapılan bu düzenlemeler mahkemelerin görevine ilişkindir. Görev düzenlemesi yapılan 7101 sayılı Kanun’da görev kuralına ilişkin yapılan değişikliklerin eldeki davalara uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bir hükme yer verilmemiştir. Sonuç olarak uygulanması gereken geçiş hükmü bulunmamaktadır. Usul kuralları ve bu kapsamda yer alan görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, aksine düzenleme yoksa derhal uygulanacağından, yapılan görev kuralı değişikliklerinin kanunda istisna niteliğinde geçiş hükümlerine yer verilmediği için eldeki davalara da uygulanması gerekir.
Davanın 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce ya da bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği tarihten önce açılıp açılmadığının da bir önemi bulunmamaktadır. Aynı şekilde sözleşme tarihi itibarıyla hakem kararlarına karşı iptâl davası mı açılacağı ya da temyiz yoluna mı başvurulması gerektiği konusundaki görüş ayrılığı da 13.04.2018 tarih ve 20162 Esas, 2018/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile giderilip sözleşme tarihine bakılmaksızın iptâl davası olarak belirlenmiştir. 6100 sayılı HMK. geçici 1/1. maddesinde bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümlerinin kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış davalarda uygulanmayacağı düzenlemesi, geçici 3/3. maddesinde de, bu kanunda Bölge Adliye Mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı düzenlemeleri bulunmakta ise de, bu düzenlemeler 6100 sayılı kanunla getirilen değişikliklere ilişkin olup, 6100 sayılı kanunda değişiklik yapan 7101 sayılı kanun hükümlerini kapsadığından söz edilemez.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde hüküm verildikten sonra yapılan kanun değişikliği ile 6100 sayılı HMK.’ya
göre açılan hakem kararının iptâli davalarının Bölge Adliye Mahkemelerinde görülmesi zorunlu hale gelmiş olmakla, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden, hükmün diğer temyiz itirazları incelenmeksizin bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı-birleşen dosya davacısının temyiz itirazlarının kabulü ile hakem kararının iptâli davasında verilen hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 42,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 23.01.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.