YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1017
KARAR NO : 2020/3222
KARAR TARİHİ : 15.12.2020
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat… geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş davalı yüklenici tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 15.11.2017 tarih 2015/9799 Esas ve 2017/3239 Karar sayılı ilamı ile karar bozulmuş ve mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucu 31.10.2019 tarihli karar ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hüküm, taraf vekillerince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacılar vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Mahkemece verilen karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesi kapsamında zamanaşımı dava ön şartı olarak sayılmadığı gibi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde de bu konuda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatları ve Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre davanın zamanaşımı yönünden reddine ilişkin verilen kararda, davanın esası da incelenerek bu yönde bir karar verildiğinden, davalı yararına ıslahla arttırılan dava değerine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi kapsamında belirlenen 10.489,00 TL nisbi vekâlet ücreti takdiri gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu sebeple bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalının temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm kısmı 5. fıkrası birinci satırındaki “2.725,00 TL” rakamının karardan çıkartılarak yerine “10.489,00 TL” rakamının yazılmasına ve kararın değiştirilen bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.050,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
ödenenden 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 267,80 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 15.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.