YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1524
KARAR NO : 2020/2117
KARAR TARİHİ : 06.07.2020
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan nama ifaya izin talebine ilişkin olup mahkemece Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 26.03.2018 tarihli 2015/3134 Esas 2018/2339 Karar sayılı bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılar mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekili, müvekkilleri arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında 12.06.2008 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalının inşaatı süresinde tamamlamadığı gibi bir çok eksik işlerin bulunduğunu, iskân ruhsatının alınmadığını, davalı yükleniciye isabet eden ancak henüz müvekkilleri adına tapuda kayıtlı bulunan 3 ve 9 numaralı dairelerin de bu eksiklikler nedeniyle davalıya devredilmediğini, bu daireler üzerinde müvekkillerinin hapis hakkı bulunduğunu ileri sürerek, idari ve inşai eksik işler ile bedellerinin tespitine, tespit edilen alacakların karşılığı olarak 3 ve 9 numaralı daireler üzerinde hapis ve satış hakkı ile yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş, bu kararın davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 26.03.2018 tarihli 2015/3134 Esas 2018/2339 Karar sayılı bozma ilamı ile davacı tarafça sunulan temyiz dilekçesinden davada nama ifa talep edildiğinin anlaşıldığı, ancak dava dilekçesinde talebin açık ve net olmadığı bu durumda mahkemece davacıların talebinin ne olduğunun ayrı ayrı açıklattırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulü ile nama ifa ve bu amaçla avans niteliğinde olmak üzere sözleşme gereğince yükleniciye isabet eden 3 nolu parsel üzerinde bulunan 5. kat 9 nolu bağımsız bölümün satışı için izin verilmesine, aynı yer 2. kat 3 nolu bağımsız bölüme yönelik talebin konusu kalmadığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de izin kararının hüküm fıkrasında eksik ve ayıplı iş kalemleri ve
diğer borç ve masrafların her birinin masraflarının tek tek gösterilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken miktar belirtilmeksizin nama ifaya izin kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödenenden 5766 sayılı Kanun’un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 06.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.