YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/603
KARAR NO : 2021/229
KARAR TARİHİ : 15.02.2021
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının davacı kooperatifin kefaleti ile çekmiş olduğu krediyi ödememesi nedeniyle hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptaline, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının ortağı olduğu davacı kooperatifin kefaleti ile Türkiye Halk Bankası …Şubesi’nden 08/07/2008 tarihinde 25.000,00 TL tutarında işletme kredisi kullandığı, kredi taksitleri davalı tarafça gününde ödenmediğinden davacı kooperatif tarafından ödeme yapıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre davalının 31.415,03 TL asıl alacak ve yasal faiz oranı üzerinden hesap edilen 7.154,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.569,69 TL borcunun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın 31.415,03 TL asıl alacak ve 7.154,66 TL faiz yönünden iptaline, asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, kredi ve kefalet kooperatifinin kefil olduğu krediyi ödemesi üzerine asıl borçluya rücuuna ilişkin olarak açılmış olan itirazın iptali davasıdır. Banka ile asıl borçlu arasında yapılmış sözleşmenin 21. maddesinde faiz hükümleri yer almış, davacı kooperatif ile davalı arasında yapılan kefalet sözleşmesinde de bu sözleşmeye atıf yapılarak faiz hükümlerinin taraflar arasında bağlayıcı olduğu belirlenmiştir. Ayrıca davacı kooperatifin anasözleşmenin 66. maddesinin 2. fıkrasında kooperatif tarafından kredilerin geri ödenmemesi halinde ortaklarından bankaca uygulanan gecikme faizi oranı üzerinden talep edebileceği belirtilmiştir. Buna göre, davacı kooperatif TBK’nın 88. ve 120. maddeleri sınırlamasına bağlı kalmadan sözleşmede belirlenen temerrüt faizini talep edebilir. Hal böyle iken, mahkemece sözleşme uyarınca faiz hesabı yaptırılması gerekirken, aksi gerekçelerle faizin yasal faiz üzerinden hesaplanması yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.