Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2016/1199 E. 2016/4791 K. 26.09.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1199
KARAR NO : 2016/4791
KARAR TARİHİ : 26.09.2016

Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm : TCK’nın 268/1 maddesi delaleti ile 267/1, 31/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK’nın 268. maddesinde tanımlanan “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği somut olayda; hakkında yakalama kararı bulunan ve bu kararın infazına engel olmak amacıyla hakkında yakalama kararı bulunan suça sürüklenen çocuğun parkta bulunduğu esnada kimlik soran polise kendisini ablası Gülüzar Yılmazoğlu olarak tanıtmaktan ibaret olduğu ve herhangi bir sahte belge düzenlenmeden gerçek durumu tespit edildiğinden, eyleminin Kabahatler Kanununun 40. maddesi kapsamında kaldığı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
3-Kabule ve uygulamaya göre de;
17.04.2012 tarihli kolluk tutanağına göre, suça sürüklenen çocuğun mağdur hakkında herhangi bir soruşturma ya da kovuşturma yapılmadan kendi rızasıyla gerçek kimliğini açıklayıp etkin pişmanlıkta bulunması karşısında, hakkında TCK’nın 269/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 26.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.