Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2016/739 E. 2017/3459 K. 27.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/739
KARAR NO : 2017/3459
KARAR TARİHİ : 27.03.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt
adına suç işleme, Terör örgütü propagandası yapma,
görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm : 1-TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaleti ile
314/2, 53, 58/9 ve 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi
uyarınca mahkumiyet,
2-3713 sayılı Kanunun 7/2-a ile TCK’nın 53 ve 58/9.
maddeleri uyarınca mahkumiyet,
3-TCK’nın 265/1, 265/3, 53, 58/9, 63 ve 3713 sayılı
Kanunun 5. maddesi uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün kapatılması şeklinde işlenen silahlı terör örgütün propagandasını yapma suçu için gereken saik de nazara alındığında 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak kabul edilemeyeceğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
04.04.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun ile 3713 sayılı Kanunun 7/2-a maddesinde yapılan değişiklik sonucu öngörülen cezanın alt ve üst sınırı itibariyle sanıkların açıkça aleyhine olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,
Sanıkların güvenlik güçlerine taş attıklarının kabul edilmesine rağmen haklarında TCK’nın 265/4. madde ve fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.