Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2017/3428 E. 2018/514 K. 20.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3428
KARAR NO : 2018/514
KARAR TARİHİ : 20.02.2018

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Terör örgütü propagandası yapma
Hüküm : A-Terör örgütü propagandası yapma suçundan 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 53. maddeleri gereğince mahkumiyet,
B-Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Terör örgütü propagandası yapma suçuna yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmayan duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1-Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, aynı Kanunun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken sanık hakkında teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek asgari hadden fazla uzaklaşılmak suretiyle yazılı şekilde ceza tayini,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “25.10.2014” yerine “2014” olarak yazılması,
3-Sanığın TCK’nın 6/g maddesi anlamında herkese açık sosyal medya hesabından, içerik itibarı ile terör örgütünün propagandası mahiyetindeki paylaşımları yaptığının anlaşılmış olmasına göre, hakkında ceza hükmü tesis edilirken 3713 sayılı Kanunun 7/2 maddesi uyarınca tayin olunan temel cezanın aynı madde ve fıkranın 2. cümlesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanığın sosyal medya hesabından içerik itibarı ile terör örgütünün propagandası mahiyetindeki paylaşımları aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden çok kez yaptığının anlaşılmış olmasına göre, belirlenen cezanın TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırılarak sonuç cezanın tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile noksan ceza tayini,
5-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması ve ayrıca TCK’nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının gözetilmesi lüzumu,
II-Silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1-Tanık beyanları, 12.09.2014 ve 04.11.2014 tarihli tutanak içerikleri ile tüm dosya kapsamına göre; Suriye’ye illegal yollardan geçerek IŞİD terör örgütüne katılan ve faaliyetlerde bulunan, Türkiye’ye döndükten sonra 01.05.2015 tarihinde kendiliğinden gelerek ifade veren sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyeti yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “01.05.2015” yerine “2014” olarak yazılması,
Kanuna aykırı, sanığın, müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanığın terör örgütü propagandası yapma suçu açısından CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 20.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.