YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/816
KARAR NO : 2017/4301
KARAR TARİHİ : 03.05.2017
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 62,
53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına
ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine
savcısı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın barikat ve mevzilerde nöbet tuttuğuna dair ikrarı, …, … ve … isimli şahısların, sanığın “… Mahallesinde silahlı nöbet tuttuğu, kimlik kontrolü yapıp güvenlik güçleri ile silahlı çatışmaya girdiğine dair beyanları, sanığın giydiği kazak üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen kriminal raporda atış artığının tespit edilmiş olması, emniyet fezlekesine göre de sanığın nöbet tuttuğu … Mahallesinde 29.04.2015 ve 10.12.2015 tarihleri arasında yapılan hendek ve barikatlarda el yapımı patlayıcı ve uzun namlulu silahlarla çok sayıda saldırı eylemlerinin gerçekleştirildiğinin tespit edilmesi karşısında; silahlı terör örgütünün amaçlarına ulaşmak için gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında Cizre ilçe merkezinde oluşturulan ve bir kısmının içine el yapımı patlayıcılar yerleştirilen hendek ve barikatlarda görev alan, buralarda güvenlik güçlerinin geçişini engellemek
amacıyla silahlı nöbet tutan, kolluğa ait araçlara düzenlenen silahlı saldırı eylemlerinde yer alan sanığın eylemlerinin bir bütün halinde, Devletin bağımsızlığını ve egemenliğini zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik vehamet arz eden fiil olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek suç vasfında hataya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, CMK’nın 283 ve 307/4. maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.