YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3089
KARAR NO : 2021/3641
KARAR TARİHİ : 03.06.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek
Hüküm : 5237 sayılı TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/6-2. cümle, 62, 53/1, 58/9. maddeleri ile 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Dairemizin 09.04.2018 tarihli, 2018/125 Esas ve 2018/1049 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere;
5271 sayılı CMK’nın 188/1. maddesinde; “Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulunması şarttır.” şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken “zorunlu müdafiyi” mahkeme heyetinden saymıştır.
CMK’nın 289. maddesinin 1-a-e bentlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, “mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması” gösterilmiştir. CMK’nın 289/1. maddesi uyarınca da temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da re’sen incelenecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda;
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi gereğince re’sen de müdafii görevlendirilmediği ve fakat öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı ve niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca sanık hakkında müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında; Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafii hazır bulundurulmaksızın yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1 -a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 03.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.